Görüntüsel büyü nedir, Görüntüsel büyü ne demek

Görüntüsel büyü; Halk Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Birey ya da onun bir parçasının heykelcik, resim ve benzerleri yollarla yapılan taslakları üzerinde oluşturulan her türlü eylemin, olduğu gibi bireye yansıyacağı inancının yarattığı büyü türü. bk. büyü. karşılığı benzetimsel büyü.

Görüntüsel büyü kısaca anlamı, tanımı

Görün : Mezar, mezarlık

Görüntüsel : Görüntüye dayanan.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

 

Bir parça : Biraz, azıcık, çok az. Kısa bir süre.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Heykelci : Heykel yapan sanatçı, heykeltıraş, yontucu.

Benzetim : Taklit etme, benzerini yapma, simülasyon.

Benzeti : Benzetme.

Taslak : Bir şeyi, bir sanat veya edebiyat eserini ana çizgileriyle, türlü bölümleriyle belirten ön çalışma. Eskiz. Usta olmadığı hâlde kendini ustaymış gibi göstermeye çalışan kimse.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

İnancı : İnancılığı savunan, fideist.

Heykel : Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Heyke : Derince kap, kâse.

Yansı : Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Akis. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Diğer dillerde Görüntüsel büyü anlamı nedir?

İngilizce'de Görüntüsel büyü ne demek ? : effigy magic