Gılağ nedir, Gılağ ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bıçak ve benzerleri şeylerin keskinliği.

Ateşin çok alevli olması.

Gılağ tanımı, anlamı

Gıla : Salkımından kopmuş yaş üzüm taneleri. Bıçak ve benzerleri şeylerin keskinliği. [Bakınız: gılağı]. Bileğlenen bıçağın ağzından çıkan kıl gibi ince kalıntı

Gılağı : Bileğlenen bıçağın ağzından çıkan kıl gibi ince kalıntı. Bileylenen bıçak, makas, keser, balta gibi eşyaların keskin yüzlerinde biriken demir tozlarını temizlemekte kullanılan araç. (İnhisar Eskişehir). Bıçakların keskin yüzlerinde görülen demir tozları. (Senirkent Isparta).

Gılağılamak : Balta, bıçak ve benzerleri kesici aletleri bilemek.

Gılağu : Bileğlenen bıçağın ağzından çıkan kıl gibi ince kalıntı.

Ateşin : Ateşli, coşkun. Ateş renginde olan.

Keskin : Çok kesici, iyi kesen. Tiz (ses). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hassas. Kıvrak. Zampara. Etkili, sert. Kırıcı, incitici. Dikkatli.

Alevli : Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Şeyle : Şöyle.

 

Keski : Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası.

Bıçak : Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç. Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.

Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

Olma : Olmak işi.

Alev : Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Gığılama anlamı nedir?

Fransızca'da Gığılama nedir ? : grasseyement