Galois oyutu nedir, Galois oyutu ne demek

Galois oyutu; Matematik alanında kullanılan bir kelimedir.

Matematik'te terim anlamı:

Katsayıları F oyutundan alınan bir p çokterimlisi için, F yi kapsayan ve «p katsayıları F* da olan doğrusal çarpanlara ayrılabilir» koşulunu gerçekleyen en küçük F* oyutu.

Galois oyutu anlamı, kısaca tanımı

Galo : Şeker pancarı. Sütü çok ve yağlı olan en iyi manda

Oyut : Yalnızca sıfır öğesinden oluşmayan ve sıfırdan ayrımlı her öğesi çarpma işlemine göre tersinir olan değişmeli dolam. bk. katı oyut.

Doğrusal : Bir doğru ile ilgili olan. Bir doğruyu izleyen. Aynı doğruya ait olan.

Katsayı : Bir niceliğin kaç katı alındığını gösteren sayı, emsal. Bir yasayı anlatan formülün yazılışında yer alan, değişmeyen sayı. Cisimlerin fiziksel özelliklerini belirten değişmeyen büyüklükler.

Koşulu : Şanlıurfa şehri, Demirci bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Çarpan : Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Kapsa : Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Büyük kulplu ya da kulpsuz sepet, sele. Tohum ve yem kabı, tahta sandık. Çubuklardan yapılmış bahçe kapısı. Kırda, tarlada çocukları güneşten korumak için yapılan küçük sığınak. Aralıklı tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Kutu.

Katsa : Kürek. Fıçı.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Koşul : Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Gerç : Eğlenme, alay.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

 

Çarp : Gelişi güzel çizilmiş, eğri.

Koşu : Koşma. Koşarak yapılmış olan yarış. At yarışı.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Diğer dillerde Galois oyutu anlamı nedir?

İngilizce'de Galois oyutu ne demek ? : galois field