Gangliyosit nedir, Gangliyosit ne demek

Gangliyosit; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Galaktoz içeren ve merkezi sinir sisteminde bulunan bir grup sfingolipit veya serebrosit. Seramit-glikoz-galaktoz ve N-asetil nöraminik asitten oluşan glikolipit yapısındaki bileşiklerdir. Enzim bozukluğuna bağlı olarak dokularda birimleri sonucu gangliyosidozise sebep olurlar. Dondurma kesitlerinde periodic acid Schiff boyamalarında pozitif reaksiyon verir. .

Gangliyosit anlamı, kısaca tanımı

Gang : Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde. Maden cevher damarının işletilemeyen değersiz bölümü

Gangliyositler : Beynin boz maddesi ve timüs bezinde bol bulunan, zar lipitlerinin %6 kadarını oluşturan, çok büyük polar başlı, terminal şeker birimleri siyalik asit (N-asetil nöraminik asit) olan kompleks sfingolipitler.

Merkezi sinir sistemi : Sinir hücrelerinin akson ve gövdeleri ile nörogliya hücrelerini toplu olarak kapsayan beyin ve omurilikten meydana gelmiş sinir sistemi.

Dondurma kesitleri : Çeşitli muameleler sırasında, lipit ve diğer bazı maddelerin hücre ve dokudan çıkmasını önlemek üzere tespit edilmiş ya da edilmemiş örneğin dondurma mikrotomu ile doğrudan kesilmesi.

Gangliyosidozis : Enzim bozukluğuna ilgili olarak gangliyositlerin dokularda birikmesi, gelişme geriliği, baş ve bacak titremeleri, körlük, felç, gliozis, miyelin ve nöron kayıplarıyla belirgin bir grup kalıtsal lipit depo hastalığı. GM1 ve GM2 olmak üzere iki farklı formda görülür.

 

Nöraminik asit : Mannozamin ve pirüvik asitten türemiş bir bileşik. Asetillenmiş hâli olan N-asetil nöraminik asit, bazı glikoproteinlerin, karbohidrat yan zincirinin ve gangliyositlerin yapısında bulunur. Formülü C9H17O8N, mol kütlesi 267,2 g olan, bir lipit bileşeni.

Sinir sistemi : Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.

Sfingolipit : Özellikle beyin ve sinir dokusunda bol bulunan, alkolü sfingozin olan bir fosfolipit. Seramide bağlı bir fosfokolin, fosfoetanolamin veya mono/oligosakkarit ünitesi içeren lipit sınıfı. Sfingomiyelin, serebrozit, gangliyositleri içerir ve hücre zarlarının ana yapısal elamanıdır.

Serebrosit : Seramide bağlanmış bir molekül galaktoz veya glikoz içeren sfingolipitler. Galaktoserebrositler beyin ve sinir hücresi zarlarında, glikoserebrositler sinir hücresi dışındaki hücrelerin zarlarında yer alan glikosfingolipitlerdir.

Glikolipit : Genellikle hücre zarlarında bulunan, lipitlerin şekerlerle kovalent bağlarla birleşmesi ile oluşan bileşik lipit. Glukolipit. Genellikle hücre zarlarında bulunan, lipitlerin şeker moleküllerine kovalent bağlarla bağlanmasıyla meydana gelen bileşik lipit, glukolipit. Lipitlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan bileşik lipit. Genellikle hücre zarlarında bulunur.

 

Reaksiyon : Tepki. Tepkime. Yanıt.

Dondurma : Dondurmak işi. Şekerli sütün veya meyve sularının dondurulmasıyla hazırlanan soğuk yiyecek.

Galaktoz : Altı karbonlu bir tür şeker. Altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. Bir disakkarit olan laktozda, glikozla beraber bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan bir monosakkarit, beyin şekeri. Altı karbonlu aldoz şekeri. Bir disakkarit olan laktozda glikozla beraber, bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan bir monosakkarit.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Serebro : Serebralis.

Seramit : Hücre zarındaki uzun zincirli doymamış bir amino alkol olan sfingozinin yağ asidi amidi. Eritrosit zarlarında seramitlere antijenik oligosakkaritler bağlanmıştır. Sfingolipitlerde, 18 karbonlu bir çift bağ içeren amino alkol sfingosinin amino grubuna, 18 veya 26 karbonlu doymuş veya tek doymamış yağ asidinin amid bağıyla bağlanması sonucunda oluşan temel yapı molekülü.

Merkezi : Merkezde olan, merkezi oluşturan.

Pozitif : Olumlu, negatif karşıtı. Artı.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Diğer dillerde Gangliyosit anlamı nedir?

İngilizce'de Gangliyosit ne demek ? : ganglioside