Seramit nedir, Seramit ne demek
Seramit; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Hücre zarındaki uzun zincirli doymamış bir amino alkol olan sfingozinin yağ asidi amidi. Eritrosit zarlarında seramitlere antijenik oligosakkaritler bağlanmıştır.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Sfingolipitlerde, 18 karbonlu bir çift bağ içeren amino alkol sfingosinin amino grubuna, 18 veya 26 karbonlu doymuş veya tek doymamış yağ asidinin amid bağıyla bağlanması sonucunda oluşan temel yapı molekülü.
Seramit kısaca anlamı, tanımı
Sera : Sebze ve meyvelerin yetiştirildiği ve hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer, limonluk, ser (II)
Doymamış yağ asidi : Karbon zincirinde bir ya da birden çok çift bağ bulunan yağ asidi. Ansatüre. Karbon zincirinde bir veya birden fazla çift bağ bulunan yağ asidi, ansatüre yağ asidi. Karbon zincirinde bir veya daha fazla yerde iki karbon atomu arasında çift bağ bulunan, oda sıcaklığında sıvı fazda bulunan yağ asidi, doymamış yağ.
Oligosakkarit : Sadece birkaç monosakkarit biriminden oluşan molekül. Birkaç monosakkaritin glikozidik bağla birbirine bağlanarak polimerize olmasından meydana gelen karbonhidrat. Glikozitik bağlarla birleşmiş birkaç monosakkarit grubu.
Doymamış yağ : Doymamış yağ asidi.
Sfingolipit : Özellikle beyin ve sinir dokusunda bol bulunan, alkolü sfingozin olan bir fosfolipit. Seramide bağlı bir fosfokolin, fosfoetanolamin veya mono/oligosakkarit ünitesi içeren lipit sınıfı. Sfingomiyelin, serebrozit, gangliyositleri içerir ve hücre zarlarının ana yapısal elamanıdır.
Amino grubu : -NH2 şeklinde gösterilen bir kimyasal grup; bir proton eklenmesiyle bazik olan -NH+3 teşekkül eder. NH2 biçiminde gösterilen ve bir proton eklenmesiyle bazik olan, NH3 biçimine dönüşen kimyasal bir grup. Kimyasal olarak NH2 biçiminde gösterilen, bir protein eklenmesiyle bazik NH+3 oluşan kimyasal grup.
Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.
Sfingozin : Sfingolipitlerin yapısında bulunan doymamış bir aminoalkol.
Yağ asidi : Genel formülü R-COOH olan uzun organik asit. Hidrokarbon zincirleri doymuş ya da doymamış olabilen, hücrenin yakıt deposu olan, depo lipitlerinin ve hücre zarlarındaki lipitlerin yapısına giren kimyasal maddeler. Bir alkil veya alkenil grubuna -COOH grubu bağlanınca oluşan bileşiklerin genel adı. Hidrokarbon zincirleri doymuş veya doymamış olabilen, sadece karbon, hidrojen ve oksijen elementlerini içeren, gliserin ile birleşerek yağları oluşturan genel formülü R-COOH olan organik asit.
Eritrosit : Alyuvar.
Antijenik : Antijen özelliklerine sahip, antijen özellikleri taşıyan.
Çift bağ : İki öğecik arası eksicik çifti bağı. Karşılıklı bir çifti sağlam . bağı, öbür çifti ise güçsüz pi bağı olmak üzere, iki atomun iki çift elektron üzerinden oluşturduğu bağ. İki atomun iki çift elektron üzerinden oluşturduğu biri σ, diğeri π bağı olan kimyasal bağ.
Doymamış : Bir çözeltideki bileşen derişimlerinin, çözeltinin tektürelliğini değiştirecek sınırın altında kaldığı durum. Karbon atomları arasında çift ya da üçlü bağları olan (bileşikler). Doyma noktasına ulaşmamış olan.
Karbonlu : Birleşiminde karbon bulunan.
Bir çift : İki adet. Biraz, bir iki.
Zincirli : Zinciri olan. Zincirle bağlı olan. 1716'da basılan Osmanlı altın parasının adı. Gaziantep şehrinde, Fevzipaşa bucağına bağlı bir yer. Konya şehri, Karatay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.
Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.
Antijen : Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.
Doymuş : Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu. İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş.
Diğer dillerde Seramit anlamı nedir?
İngilizce'de Seramit ne demek ? : ceramide

Bu kısımda Seramit nedir? Seramit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Seramit tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Seramit hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.