Geçer nedir, Geçer ne demek

Geçer; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Geçer" ile ilgili cümleler

  • "Geçer para."
  • "Türkçe dersinden geçer almışım."

Hukuki terim anlamı:

mu'teber.

Diğer sözlük anlamları:

Revaçta olan.

Geçer kısaca anlamı, tanımı:

Geçer akçe : Herkesçe aranan, beğenilen, muteber.

Geçer değer : Bir malın veya hisse senedinin borsadaki değeri, kotasyon.

Geçer not : Eğitim ve öğretimde başarıyı gösteren not, geçer.

Belgegeçer : Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.

Geçerleme : Geçerlemek işi, konfirmasyon.

Geçerlemek : Geçerliğini sağlamak, onaylamak, konfirme etmek.

Geçerletmek : Geçer duruma getirtmek.

Geçerli : Beğenilen, tutulan. Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber.

Geçerli durum : Bir ülkenin ekonomik hayatının yükselme ve alçalma yönünde gösterdiği inişli çıkışlı, dalgalı hareketlerinin bütünü, konjonktür.

Geçerlik : Sürümü olma durumu. Yürürlükte olma, değerini sürdürme durumu, revaç, valör.

Geçerlilik : Geçerli olma durumu, geçerlik. Bir kavramın, bir yargının, mantıksal olarak onaylanabilir olması.

 

Geçersiz : Yürürlükten çıkarılmış, hükümsüz.

Geçersizleşme : Geçersiz duruma düşme.

Geçersizleşmek : Geçersiz duruma düşmek, geçerliğini yitirmek.

Geçersizleştirmek : Geçersiz duruma getirmek.

Geçersizlik : Geçersiz olma durumu, hükümsüzlük.

Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer : "atak kişi tehlikeyi göze alarak işe girişir ve çabuk sonuç alır" anlamında kullanılan bir söz.

Arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer : "kıdem ve yaş bakımından büyük olanların yaptıkları her zaman örnek alınır" anlamında kullanılan bir söz.

Bir fit bin büyü yerine geçer : "bir kimseyi başkasına karşı kışkırtmak için ara bozacak bir söz, bin büyü kadar etkilidir" anlamında kullanılan bir söz.

Boynuz kulaktan sonra çıkar ama kulağı geçer : "bir konu üzerinde sonradan yetiştikleri hâlde kendilerinden önce yetişmiş olanları geçenler vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Çayı geçerken at değiştirilmez : "bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Dereyi geçerken at değiştirilmez : "bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Donsuzun gönlünden dokuz top bez geçer : "bir şeyden yoksun olan kişinin gönlünden hep o şeyden bol bol edinmek geçer" anlamında kullanılan bir söz.

Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer : "kendini bir erkeğe beğendirmek isteyen kadın, ona güzel yemekler hazırlamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Fırsat sakal altından geçer : "fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

 

Gün geçer kin geçmez : "aradan uzun zaman geçse de bir kimsenin başkasına karşı beslediği kin sönmez" anlamında kullanılan bir söz.

Hızlı sağanak tez geçer : "büyük bir hızla başlayan şeyler az sürer" anlamında kullanılan bir söz.

İki tımar bir yem yerine geçer : "atı sık sık tımar etmek, onu yemle beslemek kadar önemlidir" anlamında kullanılan bir söz.

Irmağı geçerken at değiştirilmez : "tehlikeli bir durum veya zamanda bir yöntemden başka bir yönteme geçilmemelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Kabiliyetli çırak ustayı geçer : "yetenekli çırak, ustasından daha usta olur" anlamında kullanılan bir söz.

Kalbin yolu mideden geçer : "bir kimsenin sevgisi kazanılmak istendiğinde ona güzel yiyecekler ikram edilmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Leyleğin ömrü laklakla geçer : Boş, anlamsız konuşanların durumunu anlatmak için söylenen bir söz.

Malın iyisi boğazdan geçer : "kişinin, yiyemediği malının bir değeri yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Yürürlük : Gereğinin yapılır olması durumu, meriyet.

Beğeni : Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto. Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk.

Makbul : Beğenilen, hoş karşılanan. Geçer, geçerli. Kabul edilen.

Mergup : Sevilip aranan, istenilen, beğenilen, rağbet edilen.

Geçme : Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Geçmek işi, mürur.

Geçer : Geçer not. Geçme özelliği olan. Yürürlükte bulunan, geçerliği olan, kullanılan. Beğenilen, makbul, mergup.

Not : Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı. Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı. Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece.

Geçer anlam : Bir kelimenin en çok bilmen ve kullanılan anlamı. bk. Anlam.

Geçer değer yöntemi : Malın oranlanılan değeri üzerinden alınan vergi.

Geçer dil : Bir yerde en çok bilinen ve kullanılan dil.

Geçer kuşak : Bir aygıtın, zayıflatmadan geçirdiği yinelenimlerdeki kuşak.

Geçerlenme : Geçerlenmek işi.

Geçerlenmek : Geçerliliği onaylanmak.

Geçerletme : Geçerletmek işi.

Geçerli araç : Ölçmek istediğini gerçekten ölçen ve bunu yanılgılardan arınmış olarak yapan ölçme aracı.

Geçerli biçimsel dizge : Mantıksal dizgesi geçerli olan biçimsel dizge.

Geçerli çıkarım : Sonucu öncüllerinden çıkan çıkarım, öncülleri doğru kılan bütün yorumlarda sonucu da doğru olan çıkarım; geçersiz kılıcı kümesi tutarsız olan çıkarım. (…)

Geçer ile ilgili Cümleler

  • Geçerken uğradığımda Mustafa evde değildi.
  • Tom'un söylediği bu durumda geçerli değil.
  • Kaç tane ülke fırat nehrini geçer?
  • Geçerken uğradığını ona söyleyeceğim.
  • Ali her sabah işe giderken demiryolu raylarını geçer.
  • Geçerken onun evine uğrayalım.
  • O caddeyi geçerken bir araba tarafından vurulup yere serildi.
  • Sevdiğimiz bir şey yaparken zaman çabuk geçer.
  • Ali caddeyi geçerken büyük bir sıçan gördü.
  • Geçerken uğradığını onlara söyleyeceğim.
  • Ali geçerken uğramamı istedi.
  • Geçerken uğradığımda Mustafa uyumuyordu.
  • Geçerli bir pasaportun var mı?
  • Geçerken uğramaya ve seni görmeye niyet ediyordum fakat bu hafta oldukça meşguldüm.

Diğer dillerde Geçer anlamı nedir?

İngilizce'de Geçer ne demek? : adj. valid, current, acceptable, received, passable, passing

v. pass, pass by, pass away, go by, expire, go, exceed, elapse, cross, surpass, leave behind, outrun, outdistance, beat, better, best, outgrow, fit in, clear, be over, be valid, be current, be transmitted, abate, cap, catch, change to, come down

Fransızca'da Geçer : valable, courant/e; en cours, valide

Almanca'da Geçer : adj. gangbar

Rusça'da Geçer : adj. ходовой, общепринятый, уважительный