Gebece nedir, Gebece ne demek
Gebece; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İki kulplu testi.
Başak vermeye başlayan ekin: Ekin gebecedeyken yağmur yağsa çok faydalı olur.
El ile yolunan arpa ve buğdayın başaklar içeri, kökler dışarı gelecek şekilde yapılan yığınları.
[Bakınız: gödele].
İki kulplu çömlek.
[Bakınız: gabalak].
Böbrek yatağı boşluğu.
Boyu kısa, geniş karınlı küp.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Antalya ili, Manavgat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Gebece anlamı, tanımı
Gebe : Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı)
Gebeceler : Afyon ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Böbrek yatağı : Flota (et).
Yerleşim : Yerleşme, iskân.
Manavgat : Antalya iline bağlı ilçelerden biri.
Faydalı : Yararlı.
Karınlı : Karnı olan. Karnı büyük ve çıkıntılı olan.
Antalya : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Gelecek : Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati. Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel.
Yığınla : Çok, pek çok.
Gabalak : Tepe: Dün gabalağın başına çıktım. Şiş: Gabalak gözlü herifin biri. İki kulplu testi. Fazla sıkıştırılmamış, fazla basılmamış, kaba anlamında kullanılır. Dağınık, darmadağınık: Ayşenin saçı gabalak. İri, büyük, seçme. İri soğan, arpacık denilen tohumluk soğanın büyüğü. Taze soğan, baş bağlamayan soğan. Su kenarlarında yetişen geniş yapraklı bir ot. Yaprağı haşhaş yaprağına benzeyen boz renkli, acı bir ot. Söğüt ve çam gibi ağaçların soyulan kabukları. Kurumuş haşhaş kabuğu. Çobanların başlarına örttükleri keçe. Yağmurdan korunmak için başa geçirilen çuval. Siperliksiz, yünden örülmüş bir çeşit şapka, kar başlığı. Asker şapkası - gabala deldi. İri, gelişmiş (Kızılca k.). Süs bitkisi.
Gödele : Boyu kısa, geniş karınlı küp. Cendere gibi sıkıştıran alet.
Kökler : Usûl, asıllar.
Kulplu : Kulpu olan, kulpu bulunan.
Gelece : Süt, yağ, turşu ve benzerleri şeyler konulan tahta kap, fıçı.
Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.
Gabala : Götürü pazarlık. Fazla. Dağınık. İri, büyük. Kaba, kabaca.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Çömlek : Toprak tencere.
Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.
Diğer dillerde Gebe kısrak serum gonadotropini anlamı nedir?
İngilizce'de Gebe kısrak serum gonadotropini ne demek ? : pregnant mare serum gonadotropin, pmsg, equine chorionic gonadotropin, ecg

Bu kısımda Gebece nedir? Gebece ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gebece tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gebece hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.