Gabala nedir, Gabala ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Götürü pazarlık.

Fazla.

Dağınık.

İri, büyük.

Kaba, kabaca.

Gabala kısaca anlamı, tanımı

Gaba : Yumuşak. Tembel: Hasan çok gaba bir çocuktur. Kalın, şişman. Ebegömeci bitkisi. Biçimsiz, kaba, görgüsüz. Eski türkçe kapa: kaba; çok büyük. Kaba, yumuşak, mec. görgüsüz. Kaba. Gama amino butirik asit

Gabal : Götürü pazarlık: Tarlanın döşenmesini gabala verdim. Bedava, ucuz.

Gabala almak : Bir işi götürü almak.

Gabala bazar : Götürü pazarlık.

Gabala pazar : Götürü pazarlık.

Gabala vermek : Götürü vermek. Ürünün gelirini paylaşmak koşuluyla tarlasını, bağını, toprağını işletmek için biriyle anlaşmak.

Gabalah : Bebek yatağı. Kışın giyilen başlık. Kışın uçamayan keklik. İri, büyük, seçme. Su kenarlarında yetişen geniş yapraklı bir ot. Yanlarında iki uzun atkısı olan erkek şapkası. Çoklukla yünden dokunmuş, iki yanında uzun atkıları olan kışlık başlık. İri yapraklı bir ot.

Gabalak : Tepe: Dün gabalağın başına çıktım. Şiş: Gabalak gözlü herifin biri. İki kulplu testi. Fazla sıkıştırılmamış, fazla basılmamış, kaba anlamında kullanılır. Dağınık, darmadağınık: Ayşenin saçı gabalak. İri, büyük, seçme. İri soğan, arpacık denilen tohumluk soğanın büyüğü. Taze soğan, baş bağlamayan soğan. Su kenarlarında yetişen geniş yapraklı bir ot. Yaprağı haşhaş yaprağına benzeyen boz renkli, acı bir ot. Söğüt ve çam gibi ağaçların soyulan kabukları. Kurumuş haşhaş kabuğu. Çobanların başlarına örttükleri keçe. Yağmurdan korunmak için başa geçirilen çuval. Siperliksiz, yünden örülmüş bir çeşit şapka, kar başlığı. Asker şapkası - gabala deldi. İri, gelişmiş (Kızılca k.). Süs bitkisi.

 

Gabalalaşmak : Büyümek, serpilmek.

Gabalamak : Saman ya da pamuk gibi şeyleri fazla sıkıştırmadan yerleştirmek.

Gabalantı : Tahılın içindeki toz, toprak, yabancı madde: Tahılın içinden tozların gabalantılarını alıver.

Gabalayı : Yaklaşık.

Götürü pazarlık : Bir işin bütünü ile ilgili olarak fiyatı üzerinde anlaşma.

Pazarlık : Bir alışverişte tarafların kendileri için en elverişli fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptıkları görüşme. Bazı kolaylıklar elde etmek veya daha iyi bir çözüme varmak amacıyla yapılmış olan görüşme. Özellikle pazar günleri giyilen şık, gösterişli giysi.

Pazarlı : Çanakkale ili, Gelibolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kırklareli şehrinde, Vize belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Dağınık : Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düşüncelerini toparlayamayan. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık. Hoş görünmeyen, uyumsuz.

Götürü : Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.). Fiyatını toptan belirleyerek.

Kabaca : İrice, büyükçe. (kaba'ca) Yaklaşık olarak. (kaba'ca) Kaba bir biçimde.

 

Pazar : Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

Dağın : Çitlembik ağacı ve meyvesi.

Diğer dillerde Gaba anlamı nedir?

İngilizce'de Gaba ne demek ? : gamma-aminobutyric acid, gaba