Geeks türkçesi Geeks nedir

  • Teknik.
  • Zeki.
  • Kültürlü.
  • İnek öğrenci.
  • Zamanının çoğunu internette geçiren kişi.
  • Moron.
  • Edebiyat gibi bir veya birden fazla konu üzerinde bilgili ve aşırı saplantılı olan.
  • Bilgisayar.
  • Garip hareketler yapan karnaval oyuncusu.
  • (bilgisayar, internet) ınternet delisi.
  • Bilgisayar bilgisi olan kimse.
  • Bilim.
  • Bilgisayar veya internet bağımlısı olan kimse.
  • İnek.
  • Yetenekli ve entelektüel özelliklere sahip sıradışı veya tuhaf kişi.
  • Geek.
  • Popüler olmayan veya tuhaf kimse (argo terim).
  • Zeki ama anti-sosyal.
  • Eblek.

Geeks ingilizcede ne demek, Geeks nerede nasıl kullanılır?

Geek talk : Bilgisayar bilgisi olan kişiler arasındaki sohbet. Bilgisayar meraklısı olan kişiler arasındaki konuşma. Zamanın çoğunu bilgisayar başında geçiren insanlar arasındaki sohbet.

Geek : Bilim. Zamanının çoğunu internette geçiren kişi. Edebiyat gibi bir veya birden fazla konu üzerinde bilgili ve aşırı saplantılı olan. Bilgisayar bilgisi olan kimse. Moron. Yetenekli ve entelektüel özelliklere sahip sıradışı veya tuhaf kişi. Popüler olmayan veya tuhaf kimse (argo terim). İnek öğrenci. Eblek. İnek.

Geeky : Bilgisayar kurdu. Bilgisayar kurdu olan kişilerle ilgili. Bilgisayar meraklılarıyla ilgili. Bilgisayar uzamanı olan kişilerle ilgili.

Gee estimator : Genelleştirilmiş tahmin denklemleri tahmincisi.

 

Gee gee : At.

Geegaw : Ivır zıvır. Gösterişli süs. Ufak tefek şey. Önemsiz bir şey. Kullanışsız süs. Ucuz oyuncak. Biblo.

Gee whiz : Ya. Vay be. Allah allah. Müthiş.

Gee string : İnce şeridi olan genital bölge üzerini kaplayan küçük kumaş örtü (çoğu kez striptiz dansçıları tarafından giyilen). Peştemal. G-string. Genital bölge üzerine giyilen örtü.

The gee gees : (ingiliz argosu) atlar gidiyor. At yarışları.

Gee up : Deh.

İngilizce Geeks Türkçe anlamı, Geeks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geeks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cow : Doğum yapmış dişi sığır. Korkutmak. Yıldırmak. Manda. Fahişe. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fil gibi iri hayvanların dişisi. Sindirmek. Zorla getirmek.

Technics : Yöntem. Teknoloji. Bkz.technology. Uygulama.

Knowledge : Malumat. Bilme, öğrenme süreci ve işleminin konusu ya da nesne ve olaylara yüklemler vererek varılan yargı. İrfan. İlim. Bilgi dağarcığı. Kanaat. Tecrübe. Bili. Haber.

Cultured : Görgülü. Terbiye edilmiş. Aydın. Üretilmiş. Safkan. Kültive.

Intelligent : Anlayışlı. Yetenekli. Anlaklı. İzan sahibi. Yaman. Usta. Kafalı. Kabiliyetli.

Knowings : Haberi olan. Şeytan. Bilen. Haberdar. Alim. Açıkgöz. Arif. Bilgili. Akıllı.

 

As fresh as paint : Pırıl pırıl. Cin gibi.

Wonk : İnek (öğrenci). Kendini beğenen. Kendini beğenmiş (argo terim). Çok iş yapan veya ders çalışan kimse.

Acutest : Dar (açı). Güçlü. İlerlemiş. Sivri. Ağır. Şiddetli. Dar. Açıkgöz. Keskin.

Oddball : Acayip kimse. Tuhaf. Tuhaf biri.

Geeks synonyms : performing artist, nut case, geek, knowing, brainiest, computer, data processing system, adroit, swotting, crackpot, highbrows, learnings, mechanism, sciences, fruitcake, anomaly, nut, knowledgeable, mechanisms, moron, civilised, a dithering idiot, flake, nutter, engineering, technic, wacko, as sharp as a needle, brain, highbrow, nerd, swots, screwball.