İnek nedir, İnek ne demek

Biyoloji'deki anlamı:

Boğanın dişisi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Doğum yapmış dişi sığır.

Zooloji alanındaki anlamı:

Boğanın dişisidir.

İngilizce'de İnek ne demek? İnek ingilizcesi nedir?:

cow

Osmanlıca İnek ne demek? İnek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

bakar

İnek hakkında bilgiler

Sığır (Latince: Bos primigenius taurus ile Bos primigenius indicus), memeli hayvanların çift toynaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasının sığırlar (Bovinae) alt familyasından evcil büyükbaş hayvan.

Çoğunlukla evcil olan, kaba ve hantal yapılı, kuyrukları püsküllü, boynuzlu büyükbaş hayvanlardır. Mideleri dört gözlüdür ve geviş getirirler. Üst çenelerinde kesici dişleri bulunmaz. Otları alt çenelerinin dişleriyle keserler. Boynuzları daimidir. Kırıldığında bir daha yeniden çıkmaz.

Sığır kelimesi, halk arasında geniş manada geviş getiren, etinden, sütünden ve hizmet hayvanı olarak faydalanılan büyükbaş evcil hayvanlar için kullanılır. Dar manada ise, evcilleştirilen ve etinden, sütünden veya gücünden faydalanılan ve birçok soyu üretilen evcil boğa (Bos taurus)dır. Sığırın doğumundan altı aylığa kadar olan erkek ve dişi yavrularına buzağı; altı aylıktan bir yıllığa kadar olan erkek ve dişi yavrularına dana; altı aylıktan gebelik dönemine kadar dişilerine düve; altı aylıktan babalık dönemine kadar erkeklerine tosun; damızlık erkeğine boğa; yavrulayan dişiye inek; enenmiş erkeğine öküz denir.

 

Boğa damızlık olarak, öküz ise iş ve besi hayvanı olarak kullanılır. Ortalama 800 kg gelebilen öküz, 4500 kg'lık yükü rahatça çekebilir. Traktörün giremediği yerlerde ziraatın temel direğidir. Sığırların eti ve sütü insan için en iyi bir besin kaynağı olduğu gibi derisinden de gön ve kösele yapılır. Boynuz ve kemikleri sanayide, gübresi tarlalarda kullanılır. Yayıldıkları merayı at, keçi ve koyun gibi kuvvetten düşürmez, bilakis düzenli otlayarak ıslahını sağlarlar.

İnek ile ilgili Cümleler

  • Ben bir inek gibi böğüremem. Ben bir kısrağım!
  • "İnek" sıfatını gururla taşırım.
  • İnek bize süt sağlamaktadır.
  • İnek bize süt verir.
  • Bu inekler bunalmış görünüyor.
  • İnek sağmayı öğrendim.
  • İnek nasıl sağılır bilir.
  • "Bunlar kimin inekleri?" "Onlar benim büyükannemin inekleri."
  • İnek sağmayı bilir.
  • Bir inek kuyruğu ile sinekleri kovar.
  • İnek, çift başlı bir buzağı doğurdu.
  • Marika sana inekleri nasıl sağacağını gösterdi mi?
  • Süt ineklerden gelir.
  • İnekliğini kabul et. İnekliğinle gurur duy!

İnek anlamı, tanımı:

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

İnekhane : İneklerin barındığı yer.

İnek yağı : İnek sütünden yapılmış olan katı yağ.

Sağmal inek : Aptal yerine konularak kendisinden sürekli çıkar sağlanan kimse.

 

Denizineği : Amerika ve Afrika'nın tropikal kıyı sularında yaşayan, 2-3 metre boyunda deniz memelisi (Hydrodamalis gigas).

Macar ineği : Eti ve sütü için beslenen bir tür inek.

Süt ineği : Sadece bol süt vermesi için beslenen inek.

İnekçi : Ezberci, ezberleyerek öğrenen öğrenci. Sütünü ve süt ürünlerini satmak için inek besleyen kimse.

İnekçilik : İnekçi olma durumu. İnekçinin yaptığı iş.

İnekleme : İneklemek işi.

İneklemek : Çok çalışmak, ezberleyerek öğrenmek.

İneklik : İnek ahırı. Bönlük. Aşırı çalışmaya rağmen anlayamama durumu.

Komşunu iki inekli iste ki kendin bir inekli olasın : "başkasının daha iyi durumda olmasını iste ki Tanrı da seni ondursun" anlamında kullanılan bir söz.

Çalış : Çalma işi.

Öğrenci : Özel ders alan kimse. Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse.

Aptal : Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü. Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık.

Prim : Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret. İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para.

Meme : Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Çift : Küçük maşa veya cımbız. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş.

Dişi : Kadın. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Şuh, işveli, çekici. Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Verimli, doğurgan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

İbne : Kızgınlıkla söylenen bir söz. Edilgin eş cinsel erkek, homoseksüel.

Bön : Budala, saf, avanak, ahmak.

Diğer dillerde İnek anlamı nedir?

İngilizce'de İnek ne demek? : n. cow

Fransızca'da İnek : vache [la]

Almanca'da İnek : n. Kuh

Rusça'da İnek : n. корова (F), шлюха (F)

adj. коровий