Gelgit nedir, Gelgit ne demek

  • Boşuna gidip gelme.
  • Ay ve Güneş'in yer yuvarlağı üzerindeki çekim güçleri sebebiyle deniz yüzünde, özellikle ana denizlerde su düzeyinin alçalması, kabarmaolayı, metcezir

"Gelgit" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu gelgitten bıktım."

Yerel Türkçe anlamı:

Gel: Gelgit ahmet Efendi.

Vaz geç anlamında kullanınılır: Gelgit canım.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Ay ve Güneşin yeryuvarı üzerindeki çekim güçleri nedeniyle deniz yüzünde, özellikle anadenizlerde görülen düzey değişmeleri.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

[Bakınız: kabarma - alçalma]

İngilizce'de Gelgit ne demek? Gelgit ingilizcesi nedir?:

tide

Osmanlıca Gelgit ne demek? Gelgit Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

medd-ü-cezir

Gelgit hakkında bilgiler

Gelgit veya med cezir, bir gök cisminin başka bir gök cismine uyguladığı kütle çekimi nedeniyle her iki cisimde meydana gelen şekil bozulmaları. En çok bilineni, her bir ay gününde Ay ve Güneş'in göreli konumlarındaki değişmeler sonucu kütle çekimlerinde meydana gelen farklılıklar nedeniyle deniz seviyesindeki yükselme ve alçalmalardır.

Galileo 1632'de yayımladığı "Gelgit Üzerine Diyalog" (Dialogue Concerning the Two Chief World Systems-Dialogue on the Tides) kitabında gelgit için "Denizdeki suların, Dünya'nın Güneş etrafında dönmesi sonucu savrulmasıdır." diyerek yanılgıya düşmüştür. Gelgitin kütleçekim kuvveti sonucu oluştuğu 1687'de Newton'ın Principia eserinde açıklanmıştır. 18.yüzyılda su yüksekliğini hesaplayacak tablolar geliştirilmiştir. Günümüzde ise su yüksekliği, akıntılar, gelgitin oluşacağı zaman bilgisayarlarla hesaplanmaktadır.

 

Ay yerküre etrafında dönerken yerkürenin bir yüzü Ay'a daima daha yakındır. Bu durumda Ay'a yakın yerdeki sular ay tarafından kendine doğru çekilirler. Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur. Böylece Dünya’nın Ay'a bakan yüzeyinde sular yükselirken, diğer yerlerde alçalır. Bu yükselme ve alçalma birbirini devamlı izler.

Dünya yüzeyinde Ay’ın (veya Güneş’in) çekim alanı farkı, gelgit oluşturan güç olarak bilinir. Bu gelgit hareketini oluşturan temel mekanizmadır ve günde iki yüksek gelgite neden olan iki eşit-potansiyel gelgit tümseğini açıklamaktadır.

Gelgit ile ilgili Cümleler

  • Gelgitli, uzatmalı ilişkiler duygusal açıdan bezdirici olabilir.
  • Ayın çekimi Dünyada okyanus gelgitlerinden sorumludur.
  • Bu sahil güçlü ve tehlikeli bir gelgite sahiptir.
  • Meryem, Tom'la yaşadığı gelgitli ilişkisini umutsuzca kurtarmaya çalıştı.
  • Gelgitler ay ve güneşten etkilenirler.
  • Gelgit içeri geliyor
  • Kırk-dört Amerikalı başkanlık yemini için şimdi götürüldü. Bu sözler yükselen refah gelgitleri ve durgun barış suları sırasında konuşulmaktadır.Ama, bazen, yemin toplanan bulutlar ve hiddetlenen fırtınalar arasında alınır.Bu anlarda, Amerika sadece yüksek ofistekilerin başarısı ve görüntüsü için değil fakat aynı zamanda atalarımızın idaellerine ve bulunan dökümanlara sadık kalan biz insanlardan dolayı sürdürdü.
  • Güneş ve Ay, gelgitlere sebep olur.
  • Gelgit hızlı yükseliyor.
  • Gelgit çekildiği zaman plaj boyunca yürüdüm.
 

Gelgit kısaca anlamı, tanımı:

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Çekim : Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon. Çekme işi.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Çokluk, yoğunluk. Aydaki düzlükler. Geniş alan.

Alçalma : Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması. Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir.

Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.

Yuvar : Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim. Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim.

Düzey : Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye.

Kabarma : Kabarmak işi. Kendini üstün görme, büyüklük taslama. Duygulanma. Ay ve Güneş'in çekim etkisiyle, büyük denizlerde suların yükselmesi, met.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Metcezir : Gelgit.

Cezir : Alçalma, medar karşıtı. Kök.

Boşuna : Boş, yararsız, gereksiz, beyhude, nafile. Boş yere, yararsız yere, sebepsiz yere, gereksiz, boşu boşuna, beyhude, beyhude yere, nafile, tevekkeli.

Gelgit akıllı : Yarı deli (kimse).

Gelgit akıntısı : Özellikle anadeniz kıyılarındaki sığ koy ve boğazlarda görülen, kabarma sırasında denizden karaya, çekilme sırasında da ters yönde oluşan akıntı.

Gelgit çizgisi : Mavi çizgi.

Gelgit genliği : Bir kıyıda, denizin çekilme ve kabarma durumundaki düzeylerinde görülen yükseklik ayrımı. (coğrafya)

Gelgityazan : coğrafya: Gelgit olayı sırasında deniz yüzeyinin belirli bir noktasındaki yülkseklik değişimlerini özdevimsel olarak saptayan ve ortalama su düzeyinin ölçülmesini sağlayan aygıt.

Gelgityazısı : coğrafya: Bir gelgityazan yardımı ile özdevimsel olarak çizilen ve limandaki su yüksekliğini gösteren çizge.

Diğer dillerde Gelgit anlamı nedir?

İngilizce'de Gelgit ne demek? : n. tides, flux and reflux, ebb and flow, tide

Fransızca'da Gelgit : marée [la]

Almanca'da Gelgit : n. Gezeiten

Rusça'da Gelgit : n. хождение: хождения (PL), прилив и отлив (M)