Geographical division of labour türkçesi Geographical division of labour nedir

  • Coğrafi işbölümü.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İklim, toprak vb. gibi coğrafi farklılıklar nedeniyle, özellikle tarımsal üretimde oluşan, uzmanlaşma.

Geographical division of labour ingilizcede ne demek, Geographical division of labour nerede nasıl kullanılır?

Geographical : Coğrafi. Yöresel. Coğrafya ile ilgili. Yercil. Coğrafik.

Division : Taksim. Küme (futbol terimi). Toplu bir birliğin bölümlere ya da kesimlere ayrılması. Bölme. Bölünme. Anlaşmazlık. Kısım. Göz. Fırka. Siklet (boks).

Of : Hakkında. -li. Den. İle ilgili. -dan. In. Nin. Li. Karşı. -den övünerek bahsetmek.

Labour : Doğum. İş gücü. Çabalamak. Emek. Güçlükle hareket etmek. Doğum sancısı. İşçi sınıfı. Ayrıntılara girmek. İşçi. Doğum sancısı çekmek.

Division of labour : İş bölümü. İşbölümü. Mesai taksimatı. Ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mesai. Çalışma alanındaki sonuçları verimli kılmak ve iyiye götürebilmek amacıyla bunları etkileyebilecek her türlü özellikler göz önünde tutularak bu işin görevlileri arasında bilgi, görgü ve yeteneklerine göre dağıtımı. Bir toplumu oluşturan üyelerin, ailelerin ve toplulukların işleri aralarında bölüşmeleri; toplumsal yerlerine ve biyolojik yapılarına göre belirli işleri yapmaları. Bir toplumsal üretim düzeni içindeki değişik görev ve hizmetlerin, toplumun üyeleri, kümeleri arasında karşılıklı bağımlılık ilişkileri içinde bölünmesi süreci.

 

Technical division of labour : İşgücünün teknik işbölümü. Firmada üretim sürecinin alt süreçlere ayrılarak işgücünün söz konusu süreçlerde işlendirilmesi.

Natural division of labour : Doğal işbölümü. Tabii iş bölümü. İlkel kabile yaşamında; erkeklerin daha fazla güç ve organizasyon yeteneği gerektiren avcılık ve toplayıcılık, kadınların ise çocuk yetiştirme işleriyle uğraşmaları.

Alienation of labour : Emeğin yabancılaşması. Marksist yaklaşımda, emeğin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olamaması sonucu işçi sınıfının neyin, ne kadar ve nasıl üretileceğine karar veremeyerek üretim sürecinden kopması; malın piyasa değerinin ücretli emeğin mala kattığı değerden yüksek olması ve işçinin emeğiyle ürettiği mala egemen olamaması.

Alienation of labour power : Marksist yaklaşımda, emeğin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olamaması sonucu işçi sınıfının neyin, ne kadar ve nasıl üretileceğine karar veremeyerek üretim sürecinden kopması; malın piyasa değerinin ücretli emeğin mala kattığı değerden yüksek olması ve işçinin emeğiyle ürettiği mala egemen olamaması. Emeğin yabancılaşması.

İngilizce Geographical division of labour Türkçe anlamı, Geographical division of labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geographical division of labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Geographical division of labour synonyms : abnormal budget receipts, abnormal budget, ability to pay approach, a shift in supply, a group shares, a shift in demand.