Get into touch türkçesi Get into touch nedir

Get into touch ingilizcede ne demek, Get into touch nerede nasıl kullanılır?

Get : Açığını bulmak. Hale gelmek. Uğraşmak. Kazanmak. Gidip getirmek. Bakmak. Anlamak. Başlamak. Varmak. Öldürmek.

Into : Haline. -a. Şekline. Biçimine. Ye. -e. İçeriye. İçine. E. -in içine.

Touch : Yetenek. Eline su dökmek. Etkilemek. El sürmek. Yetmek. Teğet geçmek. Değme. Para sızdırmak. Boy ölçüşmek.

Get into : Giyinmek. Öğrenmek. Uyum sağlamak. -e girmek. Giymek. Kabul edilmek. -e sokmak. İçeri girmek. Girmek. Bir şeye dahil olmak.

Get into a groove : Bellemek. Geleneklere bağlı kalmak.

Get into a jam : Zor duruma düşmek. Darda olmak. (parasal) sıkıntıya düşmek. Dar boğaza girmek. Dara düşmek. Kendini zor durumda bulmak. Başı belada olmak. Parasız kalmak.

Get into a rut : Tutkularını yitirmek. Yaşamın dişlileri arasında sıkışmak. Tekdüze bir süreç yaşamak. Tekdüze bir yaşama başlamak. Alışkanlığına saplanmak. Yaşam zevkini ya da coşkusunu yitirmek. Tekdüzeleşmek. Çamura batmak. Batağa saplanmak. Monotonlaşmak.

Get into a temper : Tepesi atmak.

Get into a panic : Paniğe kapılmak. Paniğe uğramak. Paniklemek.

Get into a rage : Celallenmek. Fitili almak. Küplere binmek.

İngilizce Get into touch Türkçe anlamı, Get into touch eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Get into touch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approached : Benzemek. Ele almak. Çok benzemek. Yaklaşım sergilemek. Ulaşmak. Başvurmak. Varmak. Yaklaşma. Temasta bulunmak. Koyulmak.

Communicated : Bağlantılı olmak. İblağ etmek. Geçirmek. Bulaştırmak. Bitişik olmak. Temasa geçmek. Nakletmek. Tebliğ etmek. Birbirine açılmak.

Contact : İrtibat kurmak. Bağ. Bağlantı. Faktör xıı. Bilgisayar, fizik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Dokunmak. İletişime geçmek. Ayrı ayrı katmanlanmış durumda bulunan katmanları yanyana getirme. Dokunma.

Consult : Danışmanlık etmek. Dikkate almak. Danışmanlık yapmak. Müracaat etmek. Akıl danışmak. Danışmanlık vermek. Görüş alışverişinde bulunmak. Başvurmak. Düşünmek.

Canvassed : Anket yapmak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Oy toplamak. Kamuoyu yoklaması yapmak. Propaganda yapmak. Gözden geçirmek. Tartışmak. Reklam yapmak. Sipariş toplamak.

Confer : Müzakere yapmak. Konuşma yapmak. (onur veya ödül) vermek. Bahşetmek. Vermek. Ödül ile onurlandırmak. Danışmak. Müzakere etmek. Bir ünvanı tevcih etmek.

Confer on : Akademik derece vermek. Unvan vermek. Vermek. Fikrini almak. Görüşünü almak.

Approaches : Başvurmak. Benzemek. Temasta bulunmak. Yaklaşımlar. Yanaşmak. Yaklaşmak. Andırmak. Ulaşmak. Girişmek.

Argued : Tartışmak. Savunmak. İspatı olmak. Belli etmek. Münakaşa etmek. İtiraz etmek. İkna etmek. Kandırmak. Karşı gelmek.

Communicate with : Haberleşmek. Açılmak (bir oda başka bir odaya). Görüş alışverişi yapmak. İletişmek.

Get into touch synonyms : communicate, canvasses, canvass, arguing, argues, approach, confers, confer with, communicates, make contact, send a message, reach, argue, conferred.