Get the picture türkçesi Get the picture nedir

  • İdrak etmek.
  • Bir konuyu kavramak.
  • Olup biteni kavramak.
  • Durumu anlamak.
  • (argo terim) tamamen anlamak.
  • Anlamak.

Get the picture ile ilgili cümleler

English: OK, I get the picture.
Turkish: Tamam, olup biteni kavrıyorum.

English: Are you beginning to get the picture?
Turkish: Anlamaya başlıyor musun?

Get the picture ingilizcede ne demek, Get the picture nerede nasıl kullanılır?

Get : Hale gelmek. Edinmek. Götürmek. İdrak etmek. Ettirmek. Bakmak. Kavramak. Uymak. Varmak. Uğraşmak.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Picture : Canlandırmak. Görülmeye değer şey ya da kişi. Ç. Film. Görüntü. Hayal etmek. Yansıtmak. Çizmek. Pek güzel kimse ya da şey. Zihninde canlandırmak.

Get the ax : Kovulmak. İşten kovulmak.

Get the axe : İşten atılmak. Kovulmak. İşten kovulmak.

Get the boot : Sepetlenmek. İstifaya zorlanmak. Defedilmek. Pabucu eline verilmek. Kapı dışarı edilmek. Kovulmak. İşten atılmak. Zorla işten çıkarılmak. Yol verilmek. Atılmak.

Get the caller off the line : Hattı açık tutmak. Çınkayı meşgul etmemek. Meşgul etmemek.

 

Get the bottom of : Derinine inmek. Derinlemesine araştırmak.

Get the bounce : Kovulmak. İşinden olmak (argo terim). İşten atılmak.

Get the chop : İşten kovulmak. Sepetlenmek. Baltalanmak. Kovulmak. İşten atılmak.

İngilizce Get the picture Türkçe anlamı, Get the picture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get the picture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apperceiving : Kavramak.

Compassing : Pusula. Kuşatmak. Erişmek. Kapsamak. Çevirmek. Sarmak. Gizli plan kurmak. Kavramak. Çevrelemek.

Grasps : Yakalamak. -in usulünü öğrenmek. Kavrama. Sıkı sıkı tutmak. Kapmak. -i kavramak. Tutmak. Kavramak.

Fathom : Derinliğini ölçmek. Kavramak. Derinine inmek. Anlama. Bir metrelik derinlik. 83 m. Kulaç. 1 kulaç = 1. Yoklamak.

Apprehend : Korkuyla beklemek. Endişe etmek. Tutuklamak. Kavramak. Yakalamak. Korkmak. Tevkif etmek.

Get it : (kapı veya telefon) şunu açar mısın. Kavramak. Cezasını çekmek. Bir şeyin farkına varmak. (kapı veya telefon) şuna bakar mısın. Bir şeyi anlamak.

Apprehending : Tutuklamak. Kavramak. Endişe etmek. Yakalamak. Korkuyla beklemek. Tevkif etmek. Korkmak.

Ascertain : Soruşturmak. Öğrenmek. Belirlemek. Bulmak. Doğrusunu bulmak. Aslını öğrenmek. Saptamak. Meydana çıkarmak. Doğrusunu öğrenmek.

Comprehend : -in esasını kavramak. -i anlamak. İçine almak. Bilincine varmak. İhtiva etmek. Kavramak. Kapsamak. Algılamak.

Savvied : Kavramak. İdrak. Bilgili ve sezgili. Bilmek. Anlayış. Kavrayış. Kafa.

Get the picture synonyms : comprehends, grasp, cotton on, compass, accepts, savvying, apperceive, get onto, fathomed, comprehending, absorbs, compassed, ascertains, get wise, apprehended, get, absorb, apprehends, apperceived, savvies, figure it out, ascertaining, comprehended, appreciated, appreciates, dig, actualise, appreciate, accept, be a good judge of, savvy, grasped, latch on.