Get through with türkçesi Get through with nedir

  • Bitirmek.
  • -i tüketmek.
  • -i bitirmek.
  • Ağzının payını vermek.
  • (birinin) işini bitirmek.

Get through with ile ilgili cümleler

English: When did you get through with your engineering problem?
Turkish: Mühendislik probleminizi ne zaman hallettiniz?

English: I want you to wait for me until I get through with work at 7.
Turkish: Ben saat yedide işi bitirene kadar beni beklemeni istiyorum.

English: I have to get through with the work by tomorrow.
Turkish: Yarına kadar işi bitirmeliyim.

English: When will you get through with work?
Turkish: İşi ne zaman bitireceksin?

Get through with ingilizcede ne demek, Get through with nerede nasıl kullanılır?

Get : Anlamak. Ettirmek. Gidip getirmek. -tirmek. Uğraşmak. Ele geçirmek. Olmak. Getirmek. Almak. Hale gelmek.

Through : Sayesinde. Boyunca. Aracılığıyla. Süresince. Her yanına. Nedeniyle. Yoluyla. İçeriye. Bir uçtan bir uca. Yolu ile.

With : Sayesinde. Yanına. -lı. Canlı. Beraberinde. Nedeniyle. İle. İle ilgili. -e karşın. -la.

Get through : Geçmek. Temasa geçmek. Başarmak. Sonuçlandırmak. Harcayıp bitirmek. Geçmek (tasarı veya teklif vb meclisten). Geçirmek. Onaylanmak. Zor bir zamanı geçirmek. İçinden geçmek.

Get through to : Zamanında gelmek. (zorlukları aşarak) erişmek. Bir şey anlatmak. Kafasına girmek. (bir şeyi) (birinin) kafasına sokmak. Telefon bağlantısı kurmak (biriyle). -e ulaşmak. Bağlantı kurmak. -e varmak. Tur atlamak.

 

Carry through with : Sonuçlandırmak. Tamamlamak.

Went through with : Yürütmek. Tamamlamak.

Be through with : Elini eteğini çekmek. Bitmek. -i bitirmiş olmak. Ayrılmak. (ilişki) sonlanmak. Aralarında her şey bitmek. Bitirmiş olmak. İki kişi arasındaki ilişki bitmiş olmak.

I am through with it : Sıkıldım. Bıktım.

I am through with : Aramızda her şey bitti.

İngilizce Get through with Türkçe anlamı, Get through with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get through with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry out : İcra etmek. İnfaz etmek. Başarmak. Gerçekleştirmek. Hayata geçirmek. Tatbik etmek. Yürütmek. Dışarıya taşımak. Tamamlamak. Gerçeğe dönüştürmek.

Run out of : (birşeyin) tükenmesi. Bir stokta tükenmek. Kovmak. Bir şeyin tükenmesi. Tüketmek. -den dışarı atmak. Tükenmek. Bitmek.

Bring to a close : Sonlandırmak. Yok etmek. Sonuna getirmek. Sona erdirmek. Neticelendirmek. Nihayete erdirmek.

Arrest : Dikkatini çekmek. Yakalamak. Durdurmak. Yakalama. Bloke etmek. Varan kimse. Varış. El koymak. Çekmek. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Boffs : Son vermek. Seks yapmak. Yellenmek. Gaz çıkarmak. Osurmak. Çarpmak. Kusmak. Birini götürmek. Vurmak.

Break up : Ufalamak. Parçalanmak. Dağılıp parçalanmak. İlişkiyi kesmek. Bozulmak (nişan). Üzmek. Yolları ayrılmak. Parçalamak. Bitmek. Sona ermek.

Break off : Kesmek. Kırılmak. Kat etmek. İlişik kesmek. Birdenbire durmak. Kopartmak. Aniden kesmek. Bozmak (nişan vb.). Münasebeti kesmek.

 

Give as good as one gets : Taşı gediğine koymak. Aynı şekilde karşılık vermek. Altta kalmamak.

Score off : Ağızlarının payını vermek. Alt etmek. Aptal durumuna düşürmek. Morartmak. Susturmak (tartışmada).

Accomplish : Tamamlamak. Yapmak. Becermek. Başarı elde etmek. Başarıyla tamamlamak. Sonunu getirmek. Başarıya ulaşmak. Almak (yol, zaman). Üstesinden gelmek. Yerine getirmek.

Get through with synonyms : accomplishes, call it off, bring to completion, accomplishing, be through, boff, let somebody have it, carry through, bring to an end, tell off, arrange.