Get up to türkçesi Get up to nedir

  • Olmadık işlerle uğraşmak.
  • Uğraşıp didinmek.
  • (belirli bir düzeye) ulaşmak.
  • Varmak.
  • Uğraşıp durmak.
  • (belirli bir düzeye) yükselmek.
  • Saçma sapan işler yapmak.
  • Yoğun uğraş içinde olmak.
  • Yetişmek.
  • (belirli bir düzeye) erişmek.
  • -e varmak.

Get up to ile ilgili cümleler

English: I go to bed early so I can get up to capture the sunrise.
Turkish: Erken yatarım böylece güneşin doğuşunu yakalayabilirim.

English: What time did you get up today?
Turkish: Bugün saat kaçta kalktın?

English: Can you get up to the roof?
Turkish: Çatıya erişebilir misin?

English: I need a ladder so I can get up to my roof.
Turkish: Çatıma ulaşabilmem için bir merdivene ihtiyacım var.

English: How are you going to get up to the roof?
Turkish: Çatıya nasıl çıkacaksın?

Get up to ingilizcede ne demek, Get up to nerede nasıl kullanılır?

Get : Kazanmak. Gidip getirmek. Almak. Ele geçirmek. Olmak. Uymak. -tırmak. Uğraşmak. Gelmek. Bulmak.

To : Kadar. Göre. -e kadar. Karşı. Ye. İle. Oranla. E doğru. Arasında. -mek -mak (mastar).

Get up : Çıkmak. Kaldırmak. Yataktan kalkmak. Giyinip süslenmek. -i çıkmak. Yükseltmek. Giyinip kuşanmak. Kalkmak. -i çıkarmak. Sokmak (birini belirli bir kıyafete).

Get up against : Karşı durmak. Ayaklanmak. Biriyle çatışmak. Çatışmak. Biriyle ilişkileri bozulmak. Başkaldırmak. Kapışmak. Birbirine girmek. Karşı dikilmek.

 

Get up and go : Güç. Kuvvet. Enerji.

Up to grade : İstenilen nitelikte.

Get up the nerve to : Bir şey yapmak için cesaretini toplamak.

Time to get up : Yataktan çıkma zamanı. Kalkma zamanı. Uyanma zamanı.

Up to dateness : Modernlik. Güncellik.

Up to date : Bugünkü. Güne uygun olarak. Günümüze uygun. Yenilenmiş. Güncel. Modaya uygun. Aktüel. Eksiksiz. Zamane.

İngilizce Get up to Türkçe anlamı, Get up to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get up to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catch up with : Yakalamak. Suç işlemiş bir insanı bulmak. Şu ana kadar olağan sonuçların dışında kalmış gözüken bir insan üzerinde bir etkisi olmak. Yanlış birşeyler yapmış bir insanı bulmak. Aynı düzeye gelmek. Arayı kapatmak. Hızına yetişmek. -e yetişmek.

Arrived : Vardı. Başarmak. Ulaşmak. Doğmak. Başarı kazanmak. Vardı (nakliyat). Alma tarihi. Ulaşmış. Gelip çatmak.

Add up to : Etmek. Demeğe gelmek. Tutmak. Tutmak (bir yekun). Anlamına gelmek. Bir yekun tutmak. Demeye gelmek. Eklemek. Demek olmak.

Arrive : Dayanmak. Başarmak. Ulaşmak. Gelmek. Başarı kazanmak. Vasıl olmak. Gelip dayanmak. Ayak basmak. Dönmek.

Attaining : Kazanmak. Ulaşmak. Varma. Erişmek. Erişme. Gelmek. Ulaşma. Varış. Elde etmek.

Do : Yetmek. Gezmek. İlgilenmek. Etmek. Rolünü üstlenmek. Tamamlamak. Dolandırmak (argo terim). Yapmak. Uymak. Meydana getirmek.

Catch up : Etkilemek. Aynı düzeye getirmek. Kapıp kaçmak. Bilgilendirmek. Donatmak. Seviyesine ulaşmak. Büyülemek. Yakalamak. Yakala.

 

Be brought up : Meydana atılmak.

Come at : -e erişmek. Ulaşmak. Üstüne gelmek. Vermek. Keşfetmek. Saldırmak. Uğraşmak. Üstüne üstüne gelmek.

Get up to synonyms : arrived at, appear, get to, arrive at, equaled, equaling, catches, come up with, attain to, attained, caught, arrives, get through to, amount, catch, reach, catch up on, attain, approached, abut, approaches, drawing up, draw up, drawn up, approach, amount to.