Getting in türkçesi Getting in nedir

Getting in ile ilgili cümleler

English: Are you just getting in?
Turkish: İçeri giriyor musun?

English: I had a lot of difficulty getting in touch with her.
Turkish: Onunla irtibat kurmada bir sürü zorluk yaşadım.

English: He was always getting in trouble with the Old Bill.
Turkish: Polislerle başı hep derde giriyordu.

English: Aren't you afraid of getting infected by the virus?
Turkish: Virüs tarafından enfekte edilmekten korkmuyor musun?

English: Ali is always getting in trouble.
Turkish: Ali her zaman başını belaya sokuyor.

Getting in ingilizcede ne demek, Getting in nerede nasıl kullanılır?

Getting : Edinme. Temin.

In : İç. İçine. İçeri. Halinde. Dahili. İçeriye. İçeri doğru yönelen. İktidardaki. Olarak. Mevsimi gelmiş.

Getting in touch : İletişim kurdu. Bağlantıda oldu. Temasa geçti.

Getting into a state : Hakimiyeti kaybetmek. İsterik hale gelmek. Kontrolü kaybetmek.

Getting into the habit of : - e alışmak. Alışkanlık haline gelmek.

Getting into trouble with the law : Başı kanun ile belada olmak. Suç işlemek.

İngilizce Getting in Türkçe anlamı, Getting in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Enter : Yazılmak. Kaydetmek. Kaydolmak. Geçirmek. Buyurmak. Sokmak. İçeriye girmek. Gümrük beyanında bulunmak.

Go aboard : Tekneye binmek. Güvertede gitmek. Tekneye çıkmak. Gemiye binmek veya çıkmak.

Be enroled : Alınmak. Kaydolmak. Yazılmak.

Move in : Taşınmak. Yerleşmek. Eve taşınmak.

Come in : Haline gelmek. Tutulmak. Seçilmek. Sağlamak. Yükselmek. Kabarmak (met halindeki deniz). İçeriye girmek. Almak. Başa geçmek. Moda olmak.

Coming in : Yaygın olmak. Sağlamak. Tutulmak. Almak. İçeriye girmek.

Mounts : Bindirmek. Çerçevelemek. Çıkmak. Düzenlemek. Üzerine yerleştirmek. Monte etmek. Üzerine çıkmak. Oturtmak. Takma.

Get in : Arabaya binmek. Seçilmek. İçeriye girmek. Varmak. (arabaya) binmek. Ürünü toplamak. Gelmek. Gitmek.

Be added : Katılmak. Toplanmak. İlave edilmek. Eklenmek.

Imbark : Yatırım yapmak. Yatırmak. Yüklemek. Yüklenmek. Gemiye bindirmek. Yük almak. Uçağa bindirmek. Kalkışmak. Uçağa yüklemek.

Getting in synonyms : adhering, ride, draw into, drive in, overlap, get on, hop, enter into, come into, ride on, enter upon, walk in, imbarked, hump, adhere, pass into, step in, adheres, enters, go in, get into, mount, break into, step ins, overlaps, enter on, board, entered, getting on, be enrolled.