Glances türkçesi Glances nedir

Glances ile ilgili cümleler

English: Ali exchanged glances with Mary.
Turkish: Ali Mary'yle bakıştı.

English: They shared glances.
Turkish: Onlar bakışları paylaştılar.

English: Ali and Mary exchanged glances with each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirleriyle bakıştılar.

English: Ali and Mary exchanged glances.
Turkish: Ali ve Mary bakıştılar.

Glances ingilizcede ne demek, Glances nerede nasıl kullanılır?

Adoring glances : Sevgi dolu bakışlar.

Exchange glances : Bakışmak.

Glance at : Gözünün ucuyla bakmak. İma. Göz gezdirmek. Göz ucuyla bakmak. Göz atmak.

Glance coal : Antrasit. Parlak kömür. Antrasit kömürü.

Glance down : Aşağıya bakmak. Göz gezdirerek okumak. Aşağıdaki bir şeye bakmak. Hızla okumak.

Take a glance at : Göz gezdirmek. Göz atmak.

Cast a glance : Bir bakış atmak. Gözetlemek. Göz atmak. Dikizlemek. Bir göz atmak. Şöyle bir bakmak. Bakmak.

A cursory glance : Göz gezdirme.

At a glance : Hemen. Bir bakışta.

At first glance : İlk bakışta.

İngilizce Glances Türkçe anlamı, Glances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have a look see : Aramak. Bakmak.

 

Look over : Süzmek. Gözden geçirmek. Şöyle bir bakmak. Yoklamak. Kısaca incelemek. İncelemek.

Flip through : Sayfaları çevirmek. Okuyup geçmek.

Glance : Bakmak. Kısaca bakış. Kısa bakış. Bakış. Göz.

Dips : Daldırmak. Alçalmak. Batırmak. Dalış yapmak. Banmak. Dalmak. Farları kısmak. Batmak. Eğilmek.

Browse : Karıştırmak. Yaprak yemek. Kitap karıştırmak. Atlamak. Öylesine bakmak. Otlanmak. Gözden geçirmek (kitap). (kitap) gözden geçirmek.

Dip into : Çok masrafa girmek. Gözden geçirmek. Bandırmak. Banmak.

Give an eye to : Gözkulak olmak. Göz kulak olmak.

Leaf through : Sayfaları çevirmek. Kitaba göz gezdirmek. Şöyle bir göz gezdirmek. Kitap. Yapraklan çevirmek. Sayfa çevirmek. Dergi vb'nin sayfalarına göz atmak. Sayfaları karıştırmak. Kitap sayfası karıştırmak.

Glances synonyms : eye beaming, looking at, coup d'oeil, side look, glancing, flash a glance, leafing through, gleam, check up on, flick through, look, glared, burn, coruscated, coruscate, coruscating, gleamed, give the once over, cast a glance, dipped, rove, glanced, blink at, looking, glance over, have a dekko, roved, glares, peek, cast an eye, glance at, glint, glance through.

Glances zıt anlamlı kelimeler, Glances kelime anlamı

Miss : Hanım. Kız. Bayan (evlenmemiş). İsabet etmeme. Kavramamak. Anlamamak. Karavana. Iska geçmek. İsabet ettirememek. Özlemek.