Glottises türkçesi Glottises nedir
- Ses telleri arası.
- Gırtlak dili.
- Gırtlak.
- Nefes borusu ağzı.
- Hançere.
- Nefes borusunun ağzı.
- Glotis.
- Dilcik.
- Ses telleri açıklığı.
Glottises ingilizcede ne demek, Glottises nerede nasıl kullanılır?
Epiglottises : Küçük dil. Gırtlak kapağı. Epiglot. Epiglotis.
Glottis : Glottis. Nefes borusunun ağzı. Ses telleri açıklığı. Dilcik. Gırtlak dili. Glotis. Hançere. Ses organı, gırtlak dili. Ses telleri arası.
Epiglottis : Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gırtlak kapağı. Küçük dil. Epiglottis. Dil tabanının biraz altında, gırtlağın üst kısmında bulunan, kıkırdaktan yapılmış hareketli kapakçık. seslerin boğumlanması sırasında, ses yolunun açılıp kapanmasında, daralıp genişlemesinde ve türlü biçimlere girmesinde görev alan organ. Epiglot. Besin yutulduğu zaman soluk borusunun açıklığı üzerine eğilerek onu kapatan telsi, kıkırdaksı, hareket edebilen esnek uzantı. epiglottis. Dilcik, gırtlak kapağı. Epiglotis.
Proglottis : Şeritlerin üreme organlarını taşıyan vücut bölütlerinin her biri. Proglotis.
Glottic : Gırtlak dili ile telaffuz edilen. Gırtlaksı. Gırtlak diline ait. Ses telleri arasındaki aralıkta telaffuz edilen (fonetik). Glotik. Glotisle ilgili. Ses telleri arasındaki aralıkla ilgili (anatomi terimi). Dile veya dilciğe ait.
Proglottid : Tenya segmenti. Tenyayı oluşturan hem erkek hem de dişi üreme organlarına sahip yassı parçalardan her biri, tenya segmenti, tenya halkası, proglottit, proglottis. Proglottis. Halka. Proglottit. Sestod strobilasında bulunan segmentlerin her birine verilen ad, proglottid. genç, olgun ve yaşlı olmak üzere üç tipi vardır. Proglotid. Tenya halkası.
Glottides : Nefes borusu ağzı. Glotis.
Glotticus : Glottikus. Glottisle ilgili olan.
Epiglottidean : Epiglotldyan. (anatomi) epiglotla (küçük dil) alakalı veya ona ait. Gırtlak girişini kapatan kıkırdaksı kapakla alakalı veya ona ait.
Epiglottitis : Epiglotit. Epiglot iltihabı.
İngilizce Glottises Türkçe anlamı, Glottises eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Glottises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Laryngeal : Gırtlaksıl. Boğazla ilgili. Larinjeal. Gırtlak ünsüzü. Gırtlak (ile ilgili). Gırtlaksal. Larengeal kıkırdaklar. Gırtlakta oluşan.
Larynx : Memeli hayvanlarda ve insanda ses çıkarma organı olarak da görev yapan, akciğerle soluyan omurgalı hayvanlarda soluk borusunun kıkırdak iskeletle desteklenmiş üst bölgesi. larinks. Larenks. Yutak ve soluk borusunu birbirine bağlayan solunum sistemi bölümü, larenks. sesin oluşturulmasını sağlayan bu kısım mukoza, kıkırdak ve kaslardan yapılmıştır. Nefes borusunun bittiği ve ses borusunun başladığı yerde, nefes borusunun en üst halkası üzerine oturtulmuş beş parça kıkırdaktan oluşan ve içindeki ses telleri (ses dudakları) yardımıyla insan sesinin oluşmasını sağlayan küçük kutu biçimindeki organ. gırtlağı oluşturan kıkırdaklar, biçimlerindeki benzerlik dolayısıyla halka kıkırdak, kalkan kıkırdak, ibriksi kıkırdaklar, armutsu kıkırdak adlarını alır. kalkan kıkırdağın ön üst kısmı erkeklerde adem elması denilen bir çıkıntı oluşturur. gırtlağın yutma sırasında nefes borusunu kapatan kısmına da gırtlak kapağı denir. gırtlağın, nefes alma durumunda, bir ikiz kenar üçgen şeklinde açık kalan, konuşma sırasında ibriksi kıkırdağı harekete getiren, adalelerin veya ses tellerinin küçülmesi ile kapanan kısmı ses yarığı adını alır. gırtlağın önde halka ve kalkan kıkırdakların iç yüzüne bağlı bulunan ve gırtlağın ortasındaki iki kiriş oluşturan adale demetine ses telleri denir. bunlara bk. Larinks. Boğaz. Ses borusu. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Languet : Dil şeklinde olan herhangi bir şey. Dil biçiminde olan şey. Dil şeklinde olan. Dil biçimli. Dile benzeyen eklenti veya uzantı. Baca zarı. Dil şeklinde eki ya da uzantısı olan.
Gush : Gırtlaktan. Coşmak. Fışkırmak. Coşku. Fışkırma. Fışkırtı. Fışkırış. Coşma. Yağlayıp ballamak. Fışkırtmak.
Ligule : Dilcik, uzamış ve yassılaşmış bir yapı. özellikle tek çenekli bitkilerde yaprak kınının ucunda ve yaprak ayasının tabanında bulunan, bazen tüysü olabilen dilsi çıkıntı. beynin dördüncü ventrikulusunun dorsal duvarında bulunan beyaz sinir demetleri şeridi. (botanik) ot yapraklarının çoğunda dipten büyüyen zarımsı çıkıntı. Ligula. Şerit şeklinde olan taçyaprağı.
Glottis : Ses organı, gırtlak dili. Glottis. Gırtlaksı.
Uvulas : Küçükdil. Uvula. Küçük dil.
Gullet : Ümük. Su kanalı. Geçit. Sel yatağı. Yutak. Kanal. Ağız boşluğu ile yemek borusu arasında uzanan kısa, kaslı bir kanal. farinks. Boğaz.
Gorges : Oburluk. Geçit. Tiksinti. Yemek atıştırmak. Tıkınmak. Atıştırmak. Tıka basa doldurmak. Boğaz. Tıka basa yemek.
Glottises synonyms : organ of speech, glottis vera, true glottis, rima vocalis, speech organ, voice box, vocal organ, rima glottidis, glottides, gulleting, gorge, gorging, clitorises, guttural, clitoris, larynxes, gullets, esophagi, larynges, uvula, gutturals.

Bu kısımda Glottises kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Glottises ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Glottises anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Glottises ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.