Gr türkçesi Gr nedir

  • [#tane Tanecik].
  • Az miktarda.
  • Grams.
  • Granül.
  • Ünlü geleneksel sistemde en küçük kütle birimi (kötü modern birimlerde 64.8 mg).

Gr ile ilgili cümleler

English: "I will grow many trees here", he said to himself.
Turkish: "Burada bir sürü ağaç yetiştireceğim." diye söylendi.

English: "I can't wear that." "Why not? It looks great on you."
Turkish: "Bunu giyemem." "Neden olmasın? Sende harika durdu."

English: "How do I look?" "You look great."
Turkish: "Nasıl görünüyorum?" "Harika görünüyorsun."

English: "I can count from 1 to 100 in French now." "Wow that's great. How about counting backwards from 100 to 1?" "No, that's still impossible for me."
Turkish: "Ben şimdi Fransızca 1'den 100'e kadar sayabilirim." "Vay bu harika. Peki 100'den 1 kadar geriye doğru saymaya ne dersin?" "Hayır, o benim için hala imkansız."

English: "I want to talk to your grandfather." "That's not possible, he died a few years back."
Turkish: "Büyükbabanla konuşmak istiyorum." "Bu olanaksız, çünkü o birkaç yıl önce öldü. "

Gr ingilizcede ne demek, Gr nerede nasıl kullanılır?

Gr wt : Brüt ağırlık. Vücudun toplam ağırlığı. Paketleme ve ambalaj dahil bir paketin veya malların toplam ağırlığı.

Alt gr key : Alt gr tuşu.

Graafian follicle : Graaf folikülü. Memeli yumurtalığında gelişen yumurtayı kapsayan, içinde sıvı bulunan ve sayısız folikül hücreleri ile çevrili olan, ovulasyon sırasında içinden yumurta çıkan küresel kesecik. graaf folikülü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Olgun yumurtalık folikülü. Memelilerde yumurtalık üzerinde gelişen, içerisinde folikül sıvısı ve yumurta bulunduran, tek yavru doğuranlarda her siklüsta bir tane, çok yavru yapan hayvanlarda birden çok gelişen, yumurtlama sırasında içerisinden yumurta çıkan olgun folikül, olgun yumurtalık folikülü, preovulator folikül, olgun folikül. Graff folikülü. Graaffolikülü. Graaf folükülü.

 

Grab : Kapış. Kıskaç kepçe. Yakalamak. Çabucak ve zorla elinden almak. Kapmak. Zorla almak. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Gasp etmek. Ele geçirmek. Kapma.

Grabbed : Tutmak (elle). Tutmak. Kavramak. Yakalamak. Çabucak ve zorla elinden almak. Kapma. Zorla almak. Ele geçirmek. Kapmak. Gasp etmek.

Grabbiest : Para canlısı. Şehvetli. Yağmacı. Haris. Dikkat çekici. Açgözlü. Hırslı. Göze çarpan.

Grabber : Yükleme için kepçe benzeri taşıma aracı. Kavrayıcı. Vinç. Müşteriyi cezbeden reklam teşhir materyali. Gaspçı. Yağmacı. Açgözlü.

Grabble : Yoklamak. El yordamıyla aramak.

Grabbier : Para canlısı. Yağmacı. Açgözlü. Haris. Hırslı. Dikkat çekici. Şehvetli. Göze çarpan.

Grabbing : Kapma.

İngilizce Gr Türkçe anlamı, Gr eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gr ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corpuscle : Cisimcik. Yuvar. Damla. Öğecik ve öğecik çekirdeği boyutlarında (10-(...)cm.—10-(...) cm.), bağımsız nitelikli, evrenin temel taşlarını oluşturan öğecikaltı tanecik. Parçacık. Korpüskül. Kan yuvarı. Kan hücresi. Zerre.

 

In small doses : Azar azar. Düşük dozlarda. Kısa süreliğine. Küçük dozlarda.

Granulous : Tanecikli. Taneli.

Littler : Önemsiz. Cici. Adi. Küçük. Az. Azıcık. Bayağı. Dar görüşlü. Ufak şey.

Grain : Ağacı damarlı boyamak. Tahıl. Damar. Hububat. Zerre. Duyarkatın içinde kalan gümüş tuzu parçaları. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elyaf.

Little : Genç. Kısa. Cici. Az. Birazcık. Ufak şey. Azıcık. Değersiz. Ufak.

Particles : Taneler. Zerre. Molekül. İlgeç. Zerrecikler. Parçacıklar. Edat. Takı. Parçacık.

Micelles : Çoğuzlu moleküller kümesi. Misel (kimya terimi). İyon kümesi. Mişel. Yükün öbeği. Misel.

Granular : Tanecikli. Tanesel. Taneciklerle yapılı. Taneye ilişkin. Tanemsi. Pürüzlü. Taneli.

Granules : Zerre.

Gr synonyms : particule, flakes, mote, partide, gm, particle, grains, granule, motes, micelle, flake, the little.