Great gray shrike türkçesi Great gray shrike nedir

  • Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, örümcek kuşugiller (laniidae) familyasından, 24 cm kadar uzunlukta, karnı ak, sırtı kül rengi olan, avrupa, asya, kuzey afrika ve kuzey amerika'da fundalık ve ağaçlıklarda yaşayan bir tür.
  • Büyük örümcek kuşu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Great gray shrike ingilizcede ne demek, Great gray shrike nerede nasıl kullanılır?

Great : Harika. Mükemmel. Ünlü. Yetenekli. Muhteşem. Hevesli. Kocaman. Müthiş. İyi. Nefis.

Gray : Radyasyon ölçüm birimi, ışınlanan maddenin 1 kg.’da 1 joule’lük enerji birikimine neden olan radyasyon miktarı, gy. Gy. Boz. Beyazlamak. Kırlaştırmak. Silikleştirmek. Ağartmak. Kırlaşmak. Grey.

Shrike : Cırlayık. Örümcekkuşu.

İngilizce Great gray shrike Türkçe anlamı, Great gray shrike eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Great gray shrike ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Great gray shrike synonyms : abacus bodies, a protein, aardwolf, acacia, aardvarks, aardvark.