Gross investment türkçesi Gross investment nedir

  • Gayrisafi yatırım.
  • Gayri safi yatırım.
  • Bir ülkede, genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, gerçekleştirilen ve yıpranmaları da içeren yatırımların tümü, diğer bir deyişle gayrisafi sabit sermaye yatırımı ile stok yatırımların toplamı. krş. net yatırım işletmeler tarafından inşaat, makine-teçhizat harcamaları (konut dışı sabit yatırım, ıkds) ve stoklar için yapılan harcamalar ile hanehalkı tarafından konut inşaatı için yapılan harcamalar (konut sabit yatırımı, ık) toplamından oluşan, diğer bir değişle sabit yatırım (ıkds+ık) ile stok yatırımın toplamından oluşan büyüklük.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Gayrı safi yatırım.

Gross investment ingilizcede ne demek, Gross investment nerede nasıl kullanılır?

Gross : Kazanmak. Bağışlanamaz. Gros. Gayrisafi. Bütün. Gayri safi (miktar veya ağırlık). Arsız. Kocaman. Saldırgan. Sıkı.

Investment : Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). Para yatırma. Abluka. Sağlanan gelir. Tayin. Plasman. Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım. Muhasara. Kuşatma. Envestisman.

Gross amount : Brüt miktar. Katkılı tutar. Brüt tutar. Gayrisafi miktar. Toplam tutar. Toplam miktar.

Gross anatomy : Makroskopik anatomi. Çıplak gözle görülebilen vücut yapıları bilimi.

 

Gross average : Büyük avarya. Malın, geminin ve donatımın uğrayacağı dokuncaları önlemek ya da karşılamak amacıyla yapılan giderler. karaya oturmuş bir gemiyi yüzdürebilmek için denize atılması zorunlu olan nesnelerin değerlerini kapsayan ödence. Genel ödence.

Gross barter terms of trade : Gayrisafi ticaret hadleri. Gayrisafi değişim ticaret haddi. Gayrisafi değişim ticaret hadleri. Belirli bir dönemde gerçekleştirilen dışsatım miktarı karşılığında ne kadar dışalım yapıldığını gösteren ve dışsatım miktar dizininin dışalım miktar dizinine bölünmesiyle hesaplanan oran. Dışalım miktar dizininin dışsatım miktar dizinine oranı biçimde hesaplanan ve belli bir miktardaki dışsatım karşılığında ne kadar dışalım yapılabildiği gösteren mal ticaret hadlerinin bir türü. Gayri safi değişim ticaret hadleri.

İngilizce Gross investment Türkçe anlamı, Gross investment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gross investment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Gross investment synonyms : gross capital formation, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, ability rent, abnormal budget receipts, abnormal budget, a type mutual funds, a shift in demand.