Grotesk tiyatro nedir, Grotesk tiyatro ne demek

Grotesk tiyatro; Gösteri alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Yirminci yüzyılın başlarında, İtalya'da Birinci Dünya Savaşı'nın yarattığı karamsarlıktan, anaparacı düzenden ve sanayileşmenin kentsoylu yaşamında yol açtığı yabancılaşmadan kaynaklanan gerçekliğin çokluğu ile düzenin iki yüzlülüğünü vurgulayan kara gülmece niteliğindeki oyunların tümüne verilen ad. Öncelikle Pirandello'nun oyunlarındaki maske-yüz ikilemi ile insanın özü ile davranışları arasındaki çelişki ortaya çıkarılmak istenmiştir. Meyerhold, bu biçimi maddeci diyalektiği temel alan bir içeriğe oturtmuştur.

Grotesk tiyatro tanımı, anlamı

Grotesk : Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Yabancılaşma : Yabancılaşmak işi. Belli tarihsel şartlarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin, bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen olan ögelerin değişik biçimde kavranması.

 

Sanayileşme : Sanayileşmek işi, endüstrileşme.

Karamsarlık : Kötümserlik.

Çıkarılmak : Çıkarma işine konu olmak.

Çıkarılma : Çıkarılmak işi.

Kentsoylu : Kentsoylu sınıfa mensup kişi. Soylu ile köylü ve işçi sınıfları arasında kalan orta sınıf ve bu sınıfın üyesi.

Öncelikle : Öne alınarak, daha önce olarak.

İki yüzlü : İki tarafı olan. İki taraflı kullanılan.

Anaparacı : Bir tiyatronun çalışması ya da oynanacak oyun için para koyan kişi.

Karamsar : Kötümser.

Diyalekt : Lehçe.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Gerçekli : Gerçeklenmiş, gerçek olduğu anlaşılmış, muhakkak.

Yirminci : Yirmi sayısının sıra sıfatı, sırada on dokuzuncudan sonra gelen.

Yabancıl : Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş, egzotik.

Öncelik : Bir şeyin öbüründen önce olması durumu, takaddüm.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

 

Diğer dillerde Grossman çizgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Grossman çizgesi ne demek ? : grossman chart