Gunnel türkçesi Gunnel nedir

  • Teknenin üst kısmı (denizcilik).
  • Filika küpeştesi.
  • Borda tirizi.
  • Küpeşte.
  • Küçük bir balık.

Gunnel ingilizcede ne demek, Gunnel nerede nasıl kullanılır?

Gunnels : Filika küpeştesi. Küpeşte. Borda tirizi. Teknenin üst kısmı (denizcilik).

Gunned : Silah veya bombardıman silahları ile donanımlı. Silahlı.

Gunner : Topçu. Sürekli şut denemesi yapan oyuncu. Nişancı. Topçu subayı. Hiç pas vermeyip topu hep kendi kullanan “bencil” oyuncu. Avcı. Topçu zabiti. Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum.

Gunneries : Topculuk. Atış ilmi. Atış tekniği. Toplar. Ağır silahları kullanma. Topçuluk. Topçuluk tekniği.

Gunners : Topçu subayı. Sürekli şut denemesi yapan oyuncu. Topçu. Topçu zabiti. Avcı. Nişancı. Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum. Hiç pas vermeyip topu hep kendi kullanan “bencil” oyuncu.

Gunnies : Çuval bezi. Çuval. Çul.

Gunning : Silajla ateş etme sanatı. Topçuluk. Avcılık. Mahkumun kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapması. Atış tekniği. Tabancalı onarım. Silah ile avlama veya avı vurma uygulaması.

Outgunned : Alt etmek. -den daha iyi silahlanmış olmak. Daha iyi ateş etmek. Yenmek. -den daha iyi ateş etmek. Daha fazla silahlanmış olmak.

 

Aerial gunner : Uçağa takılmış olan silahlar çalıştıran kimse. Hava atıcısı.

Gunnings : Tabancalı onarım. Mahkumun kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapması.

İngilizce Gunnel Türkçe anlamı, Gunnel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gunnel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Handrails : Tırabzan. Merdiven parmaklığı. Korkuluk. Merdiven küpeştesi. Merdiven korkuluğu. Makinelerin iskele korkuluğu. Parmaklık. Trabzan.

Bulwarking : Siper. Kale duvarı. Dalgakıran. İstihkam. Parampet. Muhafaza altına almak. Siper ile korumak. Sur.

Gunwale : Gemilerde güverte hizasında iskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan, kaplamaların oluşturduğu siperler, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölümler. Borda trizi. Gemi kenarlarının en üst kısmı.

Railing : Parmaklık. Parmaklık küpeştesi. Sövme. Korkuluk. Sırık (tahta parmaklıktaki yatay). Parmaklıklı korkuluk. Tırabzan küpeştesi. Tırabzan. Trabzan.

Bulwark : Parapet. Siper. Muhafaza altına almak. Dalgakıran. Parampet. Siper ile korumak. Sur. İstihkam. Kale duvarı.

Wale : Kumaştaki kabarık çizgi. Kamçı izi. Pervaz. Kırbaç izi. İz. Kenar. Refah. Çizgi. Kuşak. Dayak beresi.

Strake : Kaplama. Borda kaplaması. Borda kaplamasının bir sırası. Slam çukuru. Çamur çukuru. Şlam çukuru.

Guardrail : Kılavuz ray. Bariyer (yol kenarındaki). Oto korkuluk. Siper demiri. Parmaklık. Korkuluk. Otokorkuluk.

Butterfish : Küçük yenilebilir balık. Karabalık. Tereyağı balığı.

Gunnel synonyms : family pholidae, rock gunnel, family pholididae, blennioid fish, pholis gunnellus, blennioid, bracketed blenny, pholidae, gun rest, gunnels, ledger board, handrail, banister, bulwarks, bulwarked, gunwales.

Gunnel ingilizce tanımı, definition of Gunnel

Gunnel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A gunwale.