Gusts türkçesi Gusts nedir

Gusts ile ilgili cümleler

English: It disgusts me.
Turkish: Beni iğrendiriyor.

English: This smell disgusts me.
Turkish: Bu koku beni bezdiriyor.

English: Ali disgusts me.
Turkish: Ali midemi bulandırır.

English: His attitude disgusts me.
Turkish: Onun davranışları beni tiksindiriyor.

Gusts ingilizcede ne demek, Gusts nerede nasıl kullanılır?

Disgusts : Bıktırmak. İğrenme. İğrendirmek. Bıkmak. Tiksinmek. Nefret ettirmek. Bezdirmek. Gına. Tiksindirmek. Bezginlik.

Gust : Fırtına. Rüzgar. Civarina. Rüzgar hamlesi. Rüzgarın ani ve sert esmesi. Ani rüzgar. Bora. Kuvvetli rüzgar. Yağmurun bastırması. Sağanak rüzgar.

Gustable : Tadı olan. Leziz. Tatlı. Yenebilir. Lezzetli. Hoş.

Gustation : Tadına bakma. Tat. Tatma. Gustasyon. Tadında olma.

Gustative : Tatsal. Tadına bakan. Tatla ilgili. Tat duyusuna ait veya ilgili olan.

Gustatory : Tatma duyusu (ile ilgili). Tat. Tatma duyusuyla ilgili. Tat alma duyusuyla ilgili. Tatma. Tadına bakan.

Gustatorius : Tat almaya yarayan. Gustatoryus.

Gustatorily : Tadına bakarak. Tat duyusu ile. Tatma ile. Tat alma duyusuyla ilgili olarak. Tat alarak.

 

Gustatorially : Tadına bakarak. Tatma ile. Tat alarak. Tat duyusu ile.

Gustful : Şiddetli (fırtına vb). Rüzgarlı. Fırtınalı. Leziz.

İngilizce Gusts Türkçe anlamı, Gusts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gusts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gales : Mersin ağacı. Reçineli bataklık ağacı. Şiddetli rüzgar.

Air current : Hava cereyanı. Rüzgarla oluşan akıntı. Hava akımı. Tenek akımı. Hareket eden hava akımı. Kurander.

Tempests : Kargaşa. Şiddetli ve sert rüzgar. Şiddetli fırtına. Şiddet.

Tempest : Kargaşa. Şiddetli fırtına. Şiddet. Şiddetli ve sert rüzgar.

Emotional outburst : Duygusal fışkırma. Sinir krizi. Duygu patlaması. Duygusal kriz.

Tempesting : Şiddetli ve sert rüzgar. Şiddetli fırtına. Şiddet.

Sand : Kumsal. Ç.kum saatiyle ölçülen zaman. Biyoloji, coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Zımpara ile düzeltmek. Kum. Zımparalamak. Zımparayla düzeltmek. Kum katmak. Kum serpmek. Ç.kumsal.

Flatuses : Hafif yel. Gazın rektumdan geçerek dışarıya atılması. Flatus. Osurma. Yel. Mide gazı.

Flatus : Osurma. Hafif yel. Mide gazı. Yel. Gazın rektumdan geçerek dışarıya atılması.

Bluster : Fırtına gibi esmek. Yaygara. Kabadayılık etmek. Küstahça konuşmak. Yüksekten atmak. Zart zurt etmek. Kabadayılık taslamak. Sert esmek. Şiddetle esmek (rüzgar). Boş tehdit.

Gusts synonyms : puff of air, gusting, strong breeze, blow, storm, windstorm, gumption, the wind, current of air, sandblast, wind, squall, whiff, bora, snorter, williwaw, snorters, gust, violent storm, fortitude, hurricane, air blast, puff, moxie, williwaws, grit, thunderstorm, whole gale, blast, backbone, gale, strong gale, hurricanes.

Gusts zıt anlamlı kelimeler, Gusts kelime anlamı

Calm : Serinkanlı. Sakinleştirmek. Ağırbaşlı. Sakin. Sakinleşmek (deniz). Huzurlu. Arsız. Dingin. Dinmek (fırtına). Endişesiz.

Mild : Hafif. Ilıman. Zarif. Yavaş. Nazik. Yumuşak. Ilıman (iklim). Kibar. Ilımlı. Mazlum.