Hairs türkçesi Hairs nedir

Hairs ile ilgili cümleler

English: Did you like my hairstyle?
Turkish: Saç stilimi beğendin mi?

English: Ali liked Mary's new hairstyle.
Turkish: Ali Mary'nin yeni saç modelini sevdi.

English: Fiber-optic cables are made up of tiny glass fibers which are as thin as human hairs.
Turkish: Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.

English: He has unsightly hairs growing out of his ears.
Turkish: Onun kulağının dışında büyüyen çirkin tüyleri var.

English: Everyone remarked on his new hairstyle.
Turkish: Herkes onun yeni saç stilini fark etti.

Hairs ingilizcede ne demek, Hairs nerede nasıl kullanılır?

Fine hairs : Vellüs.

Split hairs : Titiz davranmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Kılı kırk yarmak. Uzun uzadıya incelemek. Küçük değişiklikler yapmak. İnce eleyip sık dokumak.

Splitting hairs : İnce eleyip sık dokuma. İnce eleyip sık dokumak. Kılı kırk yarmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durma. Uzun uzadıya inceleme. Kılı kırk yarma. Titiz davranmak.

Hairsbreadth : Aşırı küçük aralık. Kıl kadar mesafe. Minicik alan. Kıl payı.

Hairsbreadths : Kıl kadar mesafe. Kıl payı. Aşırı küçük aralık. Minicik alan.

 

Hairsnakes : Telsolucanlar. Sindirim aygıtlarının başlangıcı körelmiş olup, gelişme evrelerinde asalak, ergin çağda özgür yaşayan yuvarlak solucanlar sınıfı.

Hairsplitters : Kılı kırk yaran kimse.

Hairspring : İnce yay. Saat yayı. Sarmal yay. Kıl yay. Zemberek. İnce saat yayı.

Hairsnake : Telsolucanı. 90 cm. boyunda olabilen ve sindirim aygıtının raslansal asalığı sayılan koyu esmer solucan.

Hairshirt : Keçe iç çamaşır türü. Yapağıdan dokunmuş kumaş. Geçmişte rahiplerin giydiği keçe giysi çeşidi. Kıl gömlek. Saç gömlek.

İngilizce Hairs Türkçe anlamı, Hairs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hairs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brow : Kenar. Kaş. Yamaç. Yüz. Çehre. Tepe. Alın.

Beard : Sakalından tutmak. Karşı gelmek. Sakal. Başak dikeni. Püskül. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Kılçık. Meydan okumak. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın.

Tomentous : Tomentöz. Yünlü.

Lock : Yapağı buklesi. Kapanmak. Kilitlemek. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birbirine geçirmek. Kilitlenmek. Bloke etmek. Bağlamak (para). Kilit vurmak. Lüle.

Foretop : Pruva çanaklığı. Pruva.

Ringlet : Pürçek. Saç lülesi. Bukle. Lüle (saç için). Halkacık. Ufak halka. Lüle.

Hairline : Kıl çizgi. Kılcal. Saç çizgisi. Alındaki saç hizası. İnce çatlak. İnce çizgili desen. Alında saç çizgisi. İnce çizgi. İnce çizgili kumaş.

Part : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bölmek. Bölüm. Kısmi. Parçalamak. Yan. Tarakla ayırmak. Taraf. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Kısmen.

 

Tomentose : Yünlü.

Silver haired : Beyaz saçlı. Beyaz veya gri saçları olan. Ak saçlı.

Hairs synonyms : guard hair, rough haired, glossy haired, velvety furred, velvety haired, pubic hair, head of hair, glossy coated, wiry coated, coarse haired, furlike, dark coated, comose, crotch hair, silky haired, curly coated, glossy furred, pilary, comal, wooly haired, smooth haired, snake haired, body covering, stiff haired, soft haired, body hair, long haired, woolly haired, thick haired, coarse furred, integumentary system, pappose, whorl.

Hairs zıt anlamlı kelimeler, Hairs kelime anlamı

Hairless : Tüysüz. Saçsız. Kel. Cillop. Dazlak. Cavlak. Kılsız.

Hairs antonyms : unaffectedness.