Halaz nedir, Halaz ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Dolu: Halazma tepesine ceviz gibi halaz yağar.
Dolu.
Halaz anlamı, tanımı
Hala : Babanın kız kardeşi, bibi
Halaza olmak : Mide ve karın gazdan şişmek: Fasulyeden karnım halaza oldu.
Halazada : Ekin biçilirken tarlalara dökülen tahıldan ertesi yıl kendiliğinden yetişen seyrek ekin.
Halazı : Ekin biçilirken tarlalara dökülen tahıldan ertesi yıl kendiliğinden yetişen seyrek ekin. Zayıf, hastalıklı çocuk.
Halazlama : At, merkep ve katırın derisinde çıkan kabarcıklar.
Halazlamak : Toplanan üründen dökülen tohum sonradan çıkmak. Tarlada kalan soğan ve patatesi toplamak.
Halazon : P-sulfondikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz halinde, e.n. 213 °C olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.
Halaza : Ekinler biçilirken tarlaya dökülen tanelerden ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin.
Halazade : Halanın oğlu.
Ceviz : Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.
Yağar : Yağmur.
Yağa : Boş gezen.
Tepe : Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.
Dolu : Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
Diğer dillerde Halayerli anlamı nedir?
İngilizce'de Halayerli ne demek ? : amitalocal

Bu kısımda Halaz nedir? Halaz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Halaz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Halaz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.