Hammer handle türkçesi Hammer handle nedir

  • Atletizm alanında kullanılır.
  • Çekiç sapı.
  • Çekiç tokmağını tutağa bağlayan tel.

Hammer handle ingilizcede ne demek, Hammer handle nerede nasıl kullanılır?

Hammer : Orta kulağın üç küçük kemiğinden çekiç biçimindeki ilk kemik. malleus. (fiyat) indirmek. Ağır yenilgiye uğratmak. Çekiçle vurmak. Çekiç. Dövmek. (fiyat) kırmak. Tüfek horozu. Tokmak. Çakmak.

Handle : Ele gelmek. İdare etmek. Sıkıştırma milini çeviren kol. Kullanmak. Yumuşacık olmak. Ellemek. Kıvırmak. Ele almak. (meseleyi) ele almak. Sap.

Hammer and sickle : Orak ve çekiç. Orak çekiç. İşçi ve çiftçiyi temsil eden çapraz bir çekiç ile orak sembolü (eski sovyetler birliği bayrağının bir parçası).

Hammer and tongs : Var kuvvetle. Alabildiğine.

Hammer at : Dangır dungur ses çıkartmak. Korkunç gürültü çıkarmak. Çok gürültü yapmak. Harıl harıl çalışmak. Devamlı girişimlerde bulunmak. Çok çalışmak. Çok ses yapmak. Ter dökerek çalışmak.

Hammer away : Durmadan çalışmak. Kafa yormak. Çalışıp durmak.

İngilizce Hammer handle Türkçe anlamı, Hammer handle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hammer handle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approach : Görüşmek. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu. Yaklaşma. Yaklaşmak. Gelişme koşusu. Ele almak. Girişmek. Yaklaşım sergilemek.

 

Break the record : Belirli bir zamanda kadar resmi olarak belirlenmiş en iyi performanstan daha iyi performans göstermek (örneğin bir spor müsabakasında). Rekoru kırmak. Rekor kırmak. Sonaşamlamak. Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek.

Arce of circle : Başlangıç kirişi. Cirit gelişme alanının yan çizgilerini atış yönünde sınırlayarak kesen kiriş.

Combined competitions : Birleşik yarışlar. Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar. Çoklu yarışmalar.

Caution : İkaz etmek. İhtar. Korunu. Dikkat. Uyarı. İhtar vermek. İhtiyat. Tembihlemek. Temkin.

Athletics : Atletizm yarışları. Atletizm. Sporculuk. Bedensel dayanıklılığı, doğal devimleri geliştirmeyi amaçlayan, koşu, atma, atlama, yürüyüş gibi alıştırma ile yarışları kapsayan spor çalışmalarının genel adı.

Chief timekeeper : Süre yargıcılarının görevlerinden, saptanan derecelerin yazılıp yayımından sorumlu yargıcı. Süre yönetmeni.

Advancing foot : İlerideki ayak. Yürüyüş yarışında, ilerde bulunanın yere değmesinden sonra kalkan ayak.

Chief result recorder : Varış yönetmeni. Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı.

 

Baton : Baton. Bayrak sopası. Sopa. Cop. Baston. Asa. Değnek. Bayrak yarışlarında, elden ele aktarılan bayrağı simgeleyen, tahta, maden gibi sert özdeklerden yapılmış, 49 gr. ağırlığında, 28 cm.-30 cm. boyunda, 12 cm. çapında düzgün boru. Çubuk.

Hammer handle synonyms : athlete, chief course judge, bar clearence, athletic, angle of flight, cage.