Handicapping türkçesi Handicapping nedir

Handicapping ingilizcede ne demek, Handicapping nerede nasıl kullanılır?

Handicapped : Özürlü. Aksak. Yetersiz. Sakat. Engellenmiş. Topal. Engelli. Handikaplı. Engelli (sakat).

Handicapped child : Bedensel ya da zihinsel bakımdan bir özürü bulunan, yetişmesi ve gelişmesi için özel eğitim önlemlerinin alınması gereken çocuk. Özürlü çocuk.

Handicapper : Dezavantajları belirleyen kimse. Atların performanslarına göre onlara resmi puan veren kimse. Elverişsiz koşullara yön veren kişi. Handikapör. Avantajları belirleyen kimse (spor).

Handicappers : Elverişsiz koşullara yön veren kişi. Handikapör. Atların performanslarına göre onlara resmi puan veren kimse. Avantajları belirleyen kimse (spor). Dezavantajları belirleyen kimse.

Itinerant teacher for handicapped children : Olağan okulların olağan sınıflarında yetiştirilebilecek durumda olup da özürleri bakımından özel eğitime gereksinmeli öğrencilerle haftanın belli günlerinde uğraşan öğretmen. Gezici özel eğitim öğretmeni.

Mentally handicapped : Zihinsel özürlü. Zihinsel özürlüler. Ruhsal özürlü. Akıl hastası. Zihinsel engelliler.

Handicap race : Atların koşu kazanma şanslarını eşitlemek amacıyla atlara farklı ağırlıkların yüklenerek koşturuldukları koşu. Handikap koşu.

 

Physically handicapped child : Düzeltilmesi gereken bir sakatlığı bulunan ya da sürekli büyüme ve gelişme yetersizliği içinde olan çocuk. Beden özürlü çocuk.

Orthopedically handicapped : Kemik ve eklemlerinin biçim ve yapısında aksaklık bulunan kas gücü gelişimi, ortakgüdümü ya da denetiminde sapmalar gösteren kimseler. Ortopedik özürlüler. Ortopedik engelli.

Import handicap : İthalat engeli.

İngilizce Handicapping Türkçe anlamı, Handicapping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handicapping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Handclap : El çırpma. Alkışlama. Alkış.

Inhibit : Engellemek. Dizginlemek. Tutmak. İnhibe etmek. Önlemek. Ketlemek. Yasaklamak. Durdurmak. Engel teşkil etmek.

Frustrate : İşini bozmak. Engellemek. Boşa çıkarmak. Düş kırıklığına uğratmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Kösteklemek. Önlemek. Set çekmek.

Round : Konusunda. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Toplamak. Dönmek. Ara alkışı. Şişmanlamak. Yakında. Etrafında dönmek. Yakınında. Çevresinde.

Applause : Seyircilerin el çırparak oyuncuları, yazarı, sahneye koyucuyu, dekor sanatçısını, vb. beğendiklerini belirtmeleri, açıkça göstermeleri. Şakşak. Beğeni. Alkış. İnsanın yaşamı yararına yapılmış olan olumlu bir işi, eylemi ya da yaratıyı onaylamakta ve övmekte uygulanan, iki elin avuçlarını birbirine vurarak çıkarılan sesle ortaya konulan değerlendirme ve anlatım yolu.

Frustrates : Set çekmek. Sinirlerini bozmak. İşini bozmak. Kösteklemek. Engellemek. Önlemek. Boşa çıkarmak. Hayal kırıklığına uğratmak.

 

Avoid : Korunmak. Önlemek. İptal etmek. Engellemek. Kurtulmak. Savuşturmak. Sakınmak. Kaçınmak. Geçiştirmek. Atlatmak.

Clapping : Alkış sesi. Alkışlayan. Alkış. Zırıltı. Alkışlama.

Approval : Onay. Resmi izin. Onama. Uygun bulma. Tasvip. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onaylama.

Inhibits : Engel teşkil etmek. Önlemek. Tutmak. İnhibe etmek. Ketlemek. Durdurmak. Yasaklamak. Kısıtlamak. Engellemek.

Handicapping synonyms : impede, bind, hand, balk, balking, blanketed, handicaps, baffle, ovation, blanket, cumber, impedes, standing ovation, handicap, scotch, be thwarted, impeded, baffles, binds, cramp, blankets, debarred, be in the way, debar, balks, commendation.

Handicapping zıt anlamlı kelimeler, Handicapping kelime anlamı

Disapproval : Kabul etmeme. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Reddetme. Uygun görmeme onaylamama. Uygun görmeme. Kınama. İtiraz. Onaylamama. Beğenmeme.