Hangtag türkçesi Hangtag nedir

  • Satılacak olan ürünün üzerine iliştirilmiş olan ve hakkında (bakım ve kullanım gibi) bilgi sağlayan küçük etiket.
  • Bakım etiketi.
  • Etiket.
  • Ürün bilgisi.

Hangtag ingilizcede ne demek, Hangtag nerede nasıl kullanılır?

Hang about : Aylak aylak dolaşmak. Gezinmek. Başıboş gezmek. Sallanmak. Oyalanmak. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Sağda solda oyalanmak. Başıboş gezerek oyalanmak. Dolanmak. Sürtmek.

Hang around : Sallanmak. Sağda solda oyalanmak. Başıboş gezerek oyalanmak. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Gezinmek. Sürtmek. Başıboş gezmek. Oyalanmak. Beklemek. Aylak aylak dolaşmak.

Hang back : Geri durmak. Tereddüt etmek. Duraksamak. Askıya almak. Ağır olmak. Sakınmak. Geciktirmek. Geç çıkmak. Çekinmek. Gönülsüz olmak.

Hang behind : Geri kalmak. Geç çıkmak.

Hang body swinging : Asılı sallanma. Asılmada, hız alarak vücudun türlü yönlere sallanması.

Hang glider : Planöre bağlı uçan kimse. Pilotun bağlanarak uçtuğu planör.

Hang gliding : Delta kanat sporu. Uçma sporu. Kişinin büyük bir kanada bağlı koşum tertibatına tutunarak havada uçtuğu bir spor.

Hang in the balance : Nazik bir durumda olmak. Tehlikede olmak. Muallakta olmak. Karara bağlanmamak. Sürüncemede kalmak. Askıda olmak. Karara bağlanmamış olmak. Belirsiz olmak.

 

Hang down : Sarkmak. Ağmak. Sallanmak. Sarkıtmak. Asılmak.

Hang heavy : Ağır geçmek.

İngilizce Hangtag Türkçe anlamı, Hangtag eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hangtag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tab : Askı. Kayış. Spolet. Çıkıntı. Ödemek. Sekme. Uç. Kaytan.

Care label : Bakım talimatı.

Ornament : Övünç kaynağı. Süsleme. Süslenme. Bezeme. Süs eşyası. Tezyinat. Ziynet. Aksesuar. Temelinde dinsel-büyüsel inançlar; kişinin kendini saydırma ve toplumsal yerini belirleme isteği; zenginlik, cinsel istek uyandırma vb. nedenlerle sırasında birtakım acılara da katlanarak gövdenin belli yerlerinin doğal biçimini ve görüşünü türlü yollarla değiştirme ya da iyice belirtme; bu amaçla incik boncuk takınma, boyalar sürünme ve giyinme, a. bk. diş biçimini değiştiririn, dövmecilik, gövde sakatlama, kafatası biçimini değiştirim, yarayla bezenim. Donatmak.

Arras : Halı dokuması. Duvar halısı. Goblen.

White paper : Beyaz bülten. Belirli bir ürün veya hizmetle ilgili olarak bilgi içeren kısa belge (ticaret). Beyaz kitap. Tanıtım yazısı. Bir konu hakkındaki resmi rapor. Sunuş belgesi. Beyaz kağıt. Beyaz rapor.

Container : Kap. Konteynır. Kutu. Kap (kutu veya şişe vb). İçerisine sıvı azot konan ve taşınan, çift duvarlı, dar ağızlı, spermatozoon, ovum, canlı hücre ve dokuları saklamaya yarayan çelik kap. Yük sandığı. Muhafaza. Bilgisayar, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tağar. Toplayıcı kap.

Decoration : Süs. Donatma. Dekorasyon. Süsleme. Madalya. Bezeme. İç mimari. Tezyinat. Nişan. Dekor.

 

Dossal : Bir kilise mihrabının arka ve üst kısmına asılan süsleme. Gölgelik. Kanopi.

Purse : Kese. Keseye koymak. Cüzdan. Ağzını büzmek. Para kesesi. Portföy. Büzmek (dudaklarını). Ödül. Çanta. Para çantası.

Kakemono : İpek üzerine yapılan japon resmi. Kakemono.

Hangtag synonyms : wall hanging, dossel, bag, ornamentation, lambrequin, docketed, clutch bag, name plate, evening bag, sticker, firmware, bookplates, clutch, mark, reticule, clasp, the white paper, etiquettes, etiquette, bookplate, dockets, label, tabs, etui, shoulder bag, stickers, docket, docketing, pocketbook, tapestry.

Hangtag zıt anlamlı kelimeler, Hangtag kelime anlamı

Unafraid : Korkusuz. Korkmayan.

Unashamed : Yüzsüz. Utanmaz. Ortada olan. Açık. Utanmayan.