White paper türkçesi White paper nedir
- Tanıtım yazısı.
- İktisat alanında kullanılır.
- Beyaz rapor.
- Beyaz bülten.
- Sunuş belgesi.
- Avrupa komisyonunun hazırladığı, üye ülkelerde demokrasinin yaygınlaştırılması ve kurumların meşruluğunun arttırılmasına yönelik öneriler içeren yayın.
- Beyaz kağıt.
- Beyaz kitap.
- Bir konu hakkındaki resmi rapor.
- Tanıtım belgesi.
- Önemli bir konuda ayrıntılandırılmış amaç ve resmi rapor.
- Ürün bilgisi.
- Beyaz olduğu sayılan resmi devlet raporu.
- Belirli bir ürün veya hizmetle ilgili olarak bilgi içeren kısa belge (ticaret).
White paper ile ilgili cümleler
English: The argument presented in Doyle's study was first published as a white paper on drug-related crimes.
Turkish: Uyuşturucu ile ilgili suçlar konusunda Doyle'nin çalışmasında sunulan argüman bir beyaz kağıt olarak ilk kez yayımlandı.
White paper ingilizcede ne demek, White paper nerede nasıl kullanılır?
White : Sütlü kavhe. Soluk benizli. Gözün beyaz kısmı. Solgun. Yumurta akı. Beyaz. Göz akı. Beyaz ırktan olan.
Paper : Zımparalamak. Üzerine kağıt kaplamak. Kağıt. Yazı. Duvar kağıdıyla kaplamak. Geçersiz. Sınav soruları. Kağıt yapıştırmak. Gazete. Zımparayla düzeltmek.
The white paper : İngiliz devletinin ingiliz mandası esnasında israil hakkında bir rapor içeren resmi belgesi. Bir konu hakkındaki resmi rapor. Beyaz sayfa. Sunuş belgesi. Tanıtım belgesi. Tanıtım yazısı. Beyaz kağıt. Beyaz bülten. Beyaz kitap. Ürün bilgisi.
White adipose tissue : Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. üniloküler doku, beyaz yağ. Beyaz yağ dokusu.
White admiral : Kelebek.
White alder : Kızılağaç.
İngilizce White paper Türkçe anlamı, White paper eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak White paper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Firmware : Bellenim. Yazılım destekli donanım. Bir bilgisayarın elektronik devre kartında veya rom'da kalıcı olarak depolanan ve kullanıcı tarafından değiştirilemeyen program. Donanıma kaydedilmiş yazılım. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Donanım yazılımı. Aygıt yazılımı. Yerleşik yazılım. Donanım bellenim.
The white paper : İngiliz devletinin ingiliz mandası esnasında israil hakkında bir rapor içeren resmi belgesi. Beyaz sayfa.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
White paper synonyms : hangtag, identification label, a pass through certificate, ability to pay approach, white book, abnormal budget, a shift in supply, ability rent, a group shares, a shift in demand, a change in supply.

Bu kısımda White paper kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede White paper ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce White paper anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz White paper ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.