Harasses türkçesi Harasses nedir
- Taciz etmek.
- Eziyet vermek.
- Rahatsız etmek.
- Tacizde bulunmak.
- Çok yormak.
- Bizar etmek.
- Sıkmak.
- Bezdirmek.
- Rahat vermemek.
- Canına okumak.
Harasses ingilizcede ne demek, Harasses nerede nasıl kullanılır?
Harassed : Sıkmak. Yılmış. Taciz etmek. Canına okumak. Bezdirmek. Yorgun. Çok yormak. Rahatsız etmek.
Harasser : İşkenceci. Sıkıntı veren biri veya bir şey. Baş belası. Eziyet eden kimse. Taciz eden kimse. Tacizci.
Harassers : Sıkıntı veren biri veya bir şey. Taciz eden kimse. Baş belası. İşkenceci. Eziyet eden kimse. Tacizci.
Be harassed : Tacize uğramak. Taciz edilmek.
Harass : Taciz etmek. Rahat vermemek. Rahatsız etmek. Usandırmak. Bizar etmek. Canına okumak. Çok yormak. Sıkmak. Eziyet vermek. Tacizde bulunmak.
Sexual harassment at the workplace : İşyerinde cinsel ayrımcılık. İşyerinde meydana gelen cinsel taciz. İşyerinde açıkça gelişen istenmeyen cinsel gelişmeler (genellikle yetkili bir pozisyondaki kimse ile).
Harassing fire : Taciz ateşi.
Sex harassment : Cinsel işkence. Sekse dayalı eziyet. Cinsel yapıda işkence.
Harassing : İşkence etme. Taciz etme. Havadan taciz. Can sıkıcı. Sıkıntı verme. Tahrik etme. Rahatsız etme.
Sexual harassment : Cinsel şiddet. Cinsiyeti veya cinsel yöneliminden dolayı rahatsız olma. Cinsel taciz. Cinsel ayrımcılık.
İngilizce Harasses Türkçe anlamı, Harasses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Harasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Annoy : Sinirlendirmek. Rahatını kaçırmak. Sinirini bozmak. Sataşmak. İzaç etmek. Sinir etmek. Huzursuz etmek. Sinir bozmak. Dalına basmak.
Ailed : Sıkıntıya neden olmak. Hasta olmak. Sıkıntıya sebep olmak. Sıkıntıya sebebiyet vermek. Hastalanmak. Rahatsız olmak. Sıkıntıya sebep vermek.
Chagrining : Can sıkmak. Utandırmak. Gücenmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Tasalanmak. Üzülmek. Ümidini kırmak. Üzmek. Rezil etmek.
Pestered : Askıntı olmak. Bela olmak. Kafa ütülemek. Alabanda olmak. Kancalamak. Balta olmak.
Bother : Musallat olmak. Sıkıntı. Üzülmek. Baş belası olmak. Dert vermek. Takmak. Dert. Canını sıkmak. Sıkıntı vermek.
Abuses : Kötü davranmak. Küfretmek. Suistimal etmek. Kötü emellerine alet etmek. Kötüye kullanmak. Tecavüz etmek.
Astringed : Sıkıştırmak. Büzmek. Kabız.
Tormenter : İşkenceci. Eziyet eden kimse. Zorba. Zalim. Eziyet çektiren.
Tucker : Boyun atkısı (kadın). Yiyecek. Korse içine giyilen dantel yelek (17.yy.). Korse içine giyilen dantel yelek. Yormak. Bıktırmak. Şömizet. Tıkıştıran. Plise makinesi.
Persecutor : Zorba. Eziyet çektiren. Zalim. İşkenceci. Eziyet eden kişi.
Harasses synonyms : plaguing, jade, beleaguer, gnaws, overtiring, bite, bait, discommodes, plague, ruin, rip into, discommode, exhaust, sort somebody out, annoys, badgering, troubled, harass, disgusts, bothers, beset, vexed, gets, disgust, kill off, badgers, abuse, harries, mobbing, bothering, give somebody hell, harrying, astringes.
Harasses zıt anlamlı kelimeler, Harasses kelime anlamı
Untroubled : Rahat. Sıkıntısız. Kaygısız. Dertsiz. Durgun. Sakin. Endişesiz.

Bu kısımda Harasses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Harasses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Harasses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Harasses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.