Hard to understand türkçesi Hard to understand nedir

  • İdrak edilmesi zor.
  • Anlaşılması zor.
  • Anlaması güç.
  • Anlayıp paylaşması zor.
  • Kavraması zor.

Hard to understand ile ilgili cümleler

English: It's hard to understand you.
Turkish: Seni anlamak zor.

English: I know it's hard to understand.
Turkish: Biliyorum, anlamak zor.

English: Government red tape has made the process very cumbersome and hard to understand.
Turkish: Devlet bürokrasisi, süreci çok hantal ve anlaşılması güç bir duruma soktu.

English: It's hard to understand the Osaka dialect.
Turkish: Osaka lehçesini anlamak zordur.

English: It's really hard to understand you.
Turkish: Seni anlamak gerçekten zor.

Hard to understand ingilizcede ne demek, Hard to understand nerede nasıl kullanılır?

Hard : Zahmetli. Ağır. Dayanıklı. Güç. Anlaşılmaz. Ekşi. Şiddetli. Sağlam. Ekşimiş. Sert.

To : Oranla. E. Kala. Göre. -e göre. -mek -mak (mastar). Arasında. Ya. İle. İla.

Understand : Anlayışla karşılamak. Öğrenmek. İyi anlamak. Yorumlamak. Çakmak. Anlayış göstermek. İşitmek. Sezinlemek. Bilmek. Başa düşmek.

Hard to adjust : Ayarlaması zor.

Hard to believe : İnanılması ve hayal edilmesi zor. İnanması zor. İnanması güç.

Hard to control : Kontrolü zor.

Hard to forget : Aklından çıkarılması zor. Unutulması zor.

 

Hard to digest : Hazmedilmesi zor. Sindirim sistemi tarfından kolayca parçalanamayan. Sindirilmesi zor. Hazmı zor.

Hard to please : Müşkülpesent. Güç beğenen.

Hard to read : Okunması zor.

İngilizce Hard to understand Türkçe anlamı, Hard to understand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hard to understand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Esoterical : Belirli bir grup tarafından anlaşılan veya onlara hitap eden. Gizli. Özel. Saklı. Hususi. Mektum.

Recondite : Bilinmeyen. Muğlak. Bilinmez. Anlaşılmaz. Müphem. Çapraşık. Kapalı. Az kimse tarafından bilinen. Derin.

Muddy : Çepellemek. Pis. Çepelli. Çamurlu. Çamura bulamak. Çamurlamak. Karışık. Bulandırmak. Bulanık.

Elusive : Bulunmaz. Tarif edilmesi zor. Anlaşılmaz. Güvenilmez. Tarifi zor. Tanımlanması zor. Kaçamaklı. Akla gelmeyen. Kaypak.

Enigmata : Esrar. Gizem. Bilmece gibi karışık. Anlaşılmaz kimse. Bilmece. Muamma. Anlaşılmaz. Şaşırtıcı.

Snafu : İçinden çıkılamayan. Pürüz. Darmaduman. Sorun. Dağınıklık. Darmadağınık. Karmakarışık. Karıştırmak. Allak bullak.

Snafus : Sorun. Darmadağınık. Darmaduman. Darmadağın etmek. Karıştırmak. Problem. Allak bullak. İçinden çıkılamayan. Karmakarışık etmek.

Hermetic : Hava geçirmez. Sihirli. Sımsıkı kapalı. Havageçirmez. Büyüye ait. Hava sızdırmaz. Tam sızdırmaz. Hava geçmez.

Muddiest : Çepelli. Çamura bulamak. Karışık. Çepellemek. Bulandırmak. Çamurlamak. Bulanık. Pis. Çamurlu.

Abstruse : Anlaşılması güç. Anlamı gizli. Anlamı gizli olan. Çapraşık. Kavranması zor. Derin.

Hard to understand synonyms : complicated, muddier, elusory, impalpable.