Harnesser türkçesi Harnesser nedir

  • Koşum takımı vuran kimse.
  • Hayvanı koşan kimse.

Harnesser ingilizcede ne demek, Harnesser nerede nasıl kullanılır?

Harnessers : Koşum takımı vuran kimse. Hayvanı koşan kimse.

Harnessed : İlişiklendirilmiş. Kullanmak. Koşmak. Koşum takmak. İlişkilendirilmiş. Koşum takılmış.

Harnesses : Koşmak. Kullanmak. Koşum takmak.

Being harnessed to : -e eklenmiş olma. -e bağlanma. -e bağlı olma. -e koşulma. -e koşulmuş olma. -e banlamış olma. -e eklenme.

Unharnessed : Koşum takımını çıkarmak.

In harness : İş üstünde. Görev başında. Çalışmakta. İş başında.

Harness a horse to a carriage : Atı arabaya koşma. Koşum takımıyla atı arabaya koşma.

Harness maker : Atı arabaya bağlamak için kullanılan deri kayış takımını yapan kimse. Koşum takımları yapan kimse. Saraç.

Parachute harness : Paraşüt donamım. Paraşüt kolanı. Paraşüt takımı.

In double harness : İki koşumu olan. Evli. Çift koşumlu.

İngilizce Harnesser Türkçe anlamı, Harnesser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Harnesser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tack : İri başlı küçük çivi. Teyel. Oyulgalamak. Ufak çivi. Orsa etmek. Rüzgara karşı volta vurma. Gidiş. Birleştirmek. Katmak. Yöntem.

 

Hackamore : İlmekli dizgin (atlar için). Düğümlü dizgin.

Inspan : Öküzü arabaya koşmak. Arabaya koşmak. Koşum takmak. Bir hayvana koşum takmak.

Bridle : Kızmak. Gem. Başkaldırmak. Yular takmak. Ata başlık takmak. Frenlemek. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Yular. Gem vurmak. Dizgin.

Cinch : Elde bir. Garanti. Çocuk oyuncağı. Kesin şey. Sımsıkı sarmak. Eyer kolanı. Kolayca takmak. Oyuncak. Kolay iş. Çantada keklik.

Trace : İzini sürmek. Dayanmak. Kopya etmek. Keşfetmek. Çizmek. Tasarlamak. İzinden gitmek. İz sürmek. İzlemek. Dayandırmak.

Headgear : Şapka. Başlık. Başörtü. Başörtüsü. Bürgü. Dizgin. Maden kuyusu başındaki makine. Yular. Serpuş.

Saddlery : Eyer takımı. Saraç işleri (eyerler ve deri eşyalar). Koşum takımı. Saraçhane. Saraç dükkanı. Saraciye (eyer, deri eşyalar). Saraçlık.

Halter : Yular. İdam ipi. Korkuluk. Asmak. Dizgin. Yular takmak. İpe çekmek. Asma. Yedek. İp.

Girth : Kolan (semere ait). Daire çevresi. Çember. Kolan. Kolan takmak. Kuşak çevrelemek. Muhit. Çevre. Çevre ölçüsü. Kuşatmak.

Harnesser synonyms : stable gear, martingale, tackle, attach, harnessers.

Harnesser zıt anlamlı kelimeler, Harnesser kelime anlamı

Outspan : Koşumdan çıkarmak (at). Koşumdan çıkarmak.

Detach : Çıkarmak. Çıkmak. Çözmek. Ayrılmak. Koparmak. Sökmek. Kopmak. Ayırmak. Kaldırmak. Özel görevlendirmek.

Unharness : Koşum takımını çıkarmak.

Harnesser antonyms : uncontrolled.

Harnesser ingilizce tanımı, definition of Harnesser

Harnesser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who harnesses.