Have effect türkçesi Have effect nedir

Have effect ingilizcede ne demek, Have effect nerede nasıl kullanılır?

Have : Bulunmak. Yapmak. Buyurmak. Göz yummak. Yaptırmak. Malik olmak. Kabul etmek. Etmek. Elinde bulunmak. -si olmak.

Effect : Etki. Sonuçlandırmak. Gerçekleştirmek. Meydana getirmek. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Sonuca vardırmak. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Elektronik devreler yardımıyla gitar sesi üzerinde yapılan değişiklik ve süslemeler. Etkisi olmak. Anlam.

Have a baby : Bebeği olmak. Doğurmak. Çocuk sahibi olmak.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad record : Kötü tanınmak. Kötü şöhreti olmak.

İngilizce Have effect Türkçe anlamı, Have effect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have effect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dictate : Gerektirmek. Söyleyip yazdırmak. Yazdırmak. Zorla kabul ettirmek. Belirlemek. Söylemek. Emretmek. İmla yazdırmak. Söyleyerek yazdırmak.

Work on : Nakışlamak. Etki etmek. -in yapımıyla uğraşmak. -in yapımıyla meşgul olmak. Üzerine çalışmak. -e ağırlık vermek. Üstünde çalışmak. Birisini ikna etmeye çalışmak.

 

Empierce : Bıçaklamak. İçine işlemek. Sırrını anlamak. Delip geçmek. Delmek. Delik açmak. Nüfuz etmek. İçyüzünü görmek.

Influencing : İkna etmek. Söz geçirmek. Etkili olmak. Tesir etme. Etkileme.

Dictated : Belirlemek. Emretmek. Dikte edilmiş. Dikte etmek. Söyleyerek yazdırmak. Zorla kabul ettirmek.

Dictates : Belirlemek. Söylemek. İmla yazdırmak. Söyleyerek yazdırmak. Dikte etmek. Söyleyip yazdırmak. Emretmek. Gerektirmek. Zorla kabul ettirmek.

Colour : Boyamak. Ton. Renklenmek. Maske. Hareketlilik. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Renk. Yüzü kızarmak. Forma.

Concerns : Karışmak. İlgi. İlgilendirmek. Kaygılandırmak. Ait olmak. İlişkisi olmak. Kaygılar. Endişelendirmek.

Affects : Bozmak. Tutmak. Sevmek. Üzmek. Dokunmak. Hoşlanmak. Sarsmak. Yaşamak ( de). Numarası yapmak.

Carry weight : Önemli olmak. Ağırlığı olmak.

Have effect synonyms : enamor, act on, influence, cast a spell on, influences, catch up, concern, affect, dictating, enamoring.