Hayatı nedir, Hayatı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İpek iplik.

Hayatı ile ilgili Cümleler

  • Hayatımda hiç kimseye vurmadım.
  • Burak hayatı ile ne yapmak istediğinden emin değildi.
  • Bu hayatımı ağabeyime borçluyum.
  • “Büyük din adamlarının keşiş hayatı sürmesi boşuna mı dersiniz?”
  • Senden sadece bir iyilik istiyorum: Lütfen hayatımdan çık.
  • Hayatımda ilk kez kendimi, bilmediğim bir şehirde yapayalnız halde buldum.
  • Zamanımızı boşa harcamak demek hayatımızı boşa harcıyoruz demektir.
  • Hayatınızı anlamsız şeylerle ziyan etmeyin.
  • Erkek arkadaşımla ilişkim dün başladı - Hayatımın en unutulmaz günlerinden biri.
  • “Hayatımı kazandığımda senin elini sıcak sudan soğuk suya sokturmam.”
  • “Beni sırf, Müslüman olmayan bir erkeği sevdim diye hayatından çıkaran babamın evine dönmeyeceğim.”
  • “En yakınlarından başlayarak herkese hayatı cehennem ettiği de doğrudur.”
  • Hayatım sıkıcı.
  • Hayatımı Tom'a borçluyum.
  • Hayatımın anlamı nedir?
  • Hayatımı değiştirdin.
  • Hayatımın yaşamaya değer olup olmadığını merak ediyorum.
  • Siz olmadan hayatımın hiçbir anlamı olmazdı.

Hayatı ile ilgili Atasözü veya Deyim

(birine) hayatı cehennem etmek : büyük üzüntü ve sıkıntı vermek.

hayatı kaymak : her işi ters gitmek, mahvolmak.

hayatına girmek : yaşamında yer almak.

 

hayatından çıkarmak : ilgisini, ilişkisini tamamen kesmek.

hayatını (birine) borçlu olmak : biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak birinin yaşamı bir başkasının desteği ile sağlanmış olmak.

hayatını kazanmak : geçimini sağlamak.

hayatını yaşamak : her türlü baskıdan uzak, dilediğince, gönlünce yaşamak.

hayatının baharında olmak : hayatının en güzel dönemini yaşıyor olmak.

hayatının baharını yaşamak : hayatının en güzel günlerini yaşamak.

keşiş hayatı sürmek : her şeyden elini ayağını çekip yalnız başına yaşamak.

Hayatı anlamı, tanımı

Haya : Er bezi

Hayat : Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.

Kafes hayatı : Babaları ölen Osmanlı şehzadelerinin kafeste sürdürdükleri bir çeşit tutukluluk yaşamı.

Kelime hayatı : Nesilden nesile geçtikçe kelimelerin ses, şekil ve anlam bakımından uğradıkları değişikliklerin topu.

Aile hayatı : Aile düzeni içerisinde sürdürülen hayat, aile olarak yaşama.

Bohem hayatı : Başıboş yaşayış.

Cehennem hayatı : Büyük sıkıntı ve üzüntülerle dolu yaşayış.

Çalışma hayatı : Düşünsel veya bedensel gücün emekçi tarafından bir mal veya hizmet üretmek için kullanıldığı süreç.

Gece hayatı : Gece eğlenceleri.

İş hayatı : Belli bir iş veya mesleği yürüten kimselerin uğraşmakta oldukları alan.

 

Komün hayatı : Harcamalar için gelirleri birleştirerek yaşanılan ortak hayat.

Yazı hayatı : Yazarlık süresi veya günleri.

İpek iplik : Yumuşak, dayanıklı, manipülasyonu kolay, deri dikişlerinde kullanılan ipekten yapılmış başlıca dikiş malzemesi.

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

İpek : İpek böceği kozaları çözülerek çıkarılan ve dokumacılıkta kullanılan çok ince, esnek ve parlak tel. Bu telden yapılmış.

Diğer dillerde Hayat durumları yaklaşımı anlamı nedir?

İngilizce'de Hayat durumları yaklaşımı ne demek ? : life-situations approach