Headward türkçesi Headward nedir

Headward ingilizcede ne demek, Headward nerede nasıl kullanılır?

Headward erosion : Gerileyici erozyon. Gerileyici aşınma. Başa-doğru aşınma. Akarsuların yataklarını uzatmak için, kaynakları yönünde yukarı doğru yaptığı aşındırma. Geriye aşınma.

Headwaiter : Şef garson. Başgarson. Metrdotel. Baş garson.

Headwaiters : Baş garson. Şef garson. Metrdotel. Başgarson.

Headwall : Üst kanat duvarı. Baş duvarı. Menfez.

Headwater : Su başı.

Headwheel : Halat makarası. Molet.

Headwaters : Irmağın kaynak kısmı. Kaynak. Irmağı besleyen kollar. Irmağı besleyen kaynaklar. Göze. Pınar başı. Su kaynağı. Irmak kaynağı. Memba. Irmak kolları.

Headways : Terakki. Kemer yüksekliği. Tavan yüksekliği. Sefer aralığı. Aynı rota üzerinde yol alan gemi tren gibi taşıtların seferleri arasındaki zaman. Sefer. Yol alma. Gelişme. Yolculuk. İlerleme.

Make headway : İlerlemek. Gelişmek. Yol almak. Mesafa almak. İlerleme kaydetmek. İlerleme yapmak. İleri gitmek. Mesafe almak. Mesafe katetmek.

Headword : Madde başı sözcük.

İngilizce Headward Türkçe anlamı, Headward eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Headward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aft : Kıça doğru. Arkaya doğru (gemi). Arkasında. Arka. Kıça doğru (gemi). Kıç tarafta (gemi). Kıçta. Kıçta (gemi). Geri.

 

Backward : Geriye. Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Kendinden emin olmayan. İsteksiz. Gelişmemiş. Ters. Geç kavrayan. Yavaş öğrenen. Başlangıca yönelmiş.

Mull : Şarabı baharatla kaynatmak. Üzerinde düşünmek. Organdi kumaş. İskoçça'da denize çıkıntı yapan kara burnu anlamında sözcük. İnce muslin. Kafa patlatmak. Şarabı içime hazırlamak için ısıtmak ve tatlandırmak. Kafa yormak. Düşünüp taşınmak. (bira ya da şarabı) baharatla kaynatmak.

Dorsally : Sırta doğru. Sırta yakın. Sırtla ilgili olarak. Arkaya doğru. Sırta yönelik.

Back : Ayak arkası. Savunucu. Arka. Vazgeçmek. Sırt. Geçmişe. Arkaya. Geçmişte. Arkalık. Alt tahta.

Retroactive : Önceyi kapsayan. Geçmişteki bir süreyi de kapsayan. Geçmişe etkili. Önceki olayları kapsayan. Geriye etkili. Geriye yönelik. Geçmişteki bir süre için de geçerli olan. Geriye dönük. Öncesini kapsayan.

Retro : Geçmiş. Geri. Ters. Geriye. Tersine. Geçmişe.

Backwards : Geriye. Ters olarak. Geri. Arka tarafa. Ters. Geri geri. Tersine. Arkaya. Geçmişe.

Point : Uç vermek. Sivrilmek. Bitirmek. Tevcih etmek. Çıkmak (çıban vb). Uç. Punto. Sivriltmek. Göstermek. Doğrultmak.

Backwardly : Geriye doğru bir biçimde. Çekingen bir şekilde. Geç kalmış bir halde. Geç bırakılmış bir şekilde. İsteksizce. Azalan bir şekilde. Gecikmiş bir şekilde. Yavaş kavrayan bir halde. Gerileyen bir şekilde.

Headward synonyms : promontory, elevation, foreland, natural elevation, rearward, head, downward, widdershins, rearwards, dorsad.

Headward zıt anlamlı kelimeler, Headward kelime anlamı

Forward : İleri. Cüretkar. İleri aktarmak. Şımarık. İleriye doğru. Yeni adrese yollamak. Yüklemek. Yeni adrese göndermek. Öndeki. Küstah.

Headward antonyms : natural depression.