Heat conductivity türkçesi Heat conductivity nedir

  • Isıl iletkenlik.
  • Isı iletkenliği.
  • Cisimlerin ısıyı iletme yeteneği; bir cismin ilettiği ısı niceliğinin aldığı ısı niceliğine oranı.
  • Uzay alanında kullanılır.

Heat conductivity ingilizcede ne demek, Heat conductivity nerede nasıl kullanılır?

Heat : Kızmak. Kızgınlık. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kızışmak. Kızıştırmak. Kızdırmak. Bir dizge ile çevresi arasında iş yapmayla ilgisi olmayan ve moleküllerin düzensiz devinimleri sonucu oluşan, bir erke aktarımı türü. Bir özdeğin öğecikleri ya da özdecikleri düzeyindeki öteleme, dönme ve titreşim devinimleri ile ilgili toplam erkesi. Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına ve bir iş yapmasına sebep olan fiziksel enerji. Isı.

Conductivity : Öziletkenlik. İletgenlik durumu. İletkenlik. Isı, elektrik vb. erke türlerinin bir yerden başka bir yere aktarılabilme yeteneği. Geçirgenlik. Birim nicelikte özdeğin geçirdiği ısı ya da kıvıl yük niceliği. Nakliyet. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kondüktibilite.

Heat absorbing filter : Tek resimli devinimle çalışabilen göstericilerde, gösterici ışıtacı ile film arasına girerek ışık kaynağı önünde uzun süre duran filmin yanmasını önleyebilecek biçimde ısıyı azaltan süzgeç. Isıkeser (süzgeç). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Isıkeser süzgeç. Antikalorik filtre.

 

Heat absorption : Isı emme. Dışardan ısı alma. Isı soğurumu. Isı alma.

Heat accumulator : Isı biriktiricisi. Isı toplacı. Isı akümülatörü.

Heat barrier : Isı limiti (uçak). Isı duvarı.

İngilizce Heat conductivity Türkçe anlamı, Heat conductivity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heat conductivity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accuracy : Hassasiyet. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Kesinlik. Tamlık. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Dikkat. Ayar. Titizlik. Doğruluk.

Aerolite : Havataşı. Taşımsı göktaşı. Meteorit veya meteor taşı. Göktaşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Meteorit. Aerolit.

Albedo : Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Aklık (astronomi terimi). Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Albedo. Beyazlık derecesi. Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Aklık dercesi. Aklık. Aklık derecesi (astronomi terimi).

Achondrite : Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur. Kumsuz göktaşı.

Acceleration due to gravity : Yerçekimi ivmesi. Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme.

Altair : Eltair. Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı. Kartal'ın a yıldızı. Uçucu (a aql).

Heat conductor : Isıl iletken. Isı iletkeni. Isı iletken.

 

Absorptive power : Soğurma gücü. Boya alış gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi. Emici güç. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emme veya soğurma eğilimi.

Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.

Almak : Elmak (yand). Andromeda'nın y yıldızı.

Heat conductivity synonyms : absolute parallax, adhara, airglow, thermal conductivity, thermal conductance, absolute brightness, accidental error, absolute orbit, absolute value.