Helicases türkçesi Helicases nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Dna kopyalanması başlamadan önce, çift sarmal dna'nın replikasyon çatalı oluşturmasını sağlayan bir grup enzim.
  • Helikazlar.

Helicases ingilizcede ne demek, Helicases nerede nasıl kullanılır?

Dna helicase : Dna helikaz. Kopyalanmadan önce bir dna molekülündeki çift sarmalının her bir baz çiftinin birbirinden ayrılmasını katalize eden bir enzim.

Helicase : Helikaz. Sarmal yapıdaki moleküllerde sarmalları açan, gevşeten enzim.

Helical : Spiral. Helis ya da spiral özelliğinde. Helisel. Helis. Helezoni. Sarmal.

Helical antenna : Helis anten. Sarmal anten.

Helical bourdon spring : Sarmal bourdon yayı.

Superhelical density : Bir moleküldeki süper sarmalların sayısı veya süper sarmal dönüşü. Süper sarmal yoğunluğu.

Helical gear : Helisel dişli. Sarmal dişli. Helis şeklinde kesilmiş dişli. Helis dişli. Helezon dişli. Dişlerin, teker ekseni ile bir açı yapacak biçimde dizili olduğu dişli.

Helical viruses : Uzun çubuk şeklinde, katı ya da esnek olabilen, silindir şeklindeki kapsit içinde sarmal uzanan nükleik asitleri bulunan virüsler. örnek: tütün mozaik virüsü, bakteriyofaj m13 gibi. Sarmal virüsler.

Helical scan recorder : Eğik görüntü aygıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eğik görüntü saptamayı gerçekleştiren mıknatıslı görüntü aygıtı.

 

Helical spring : Zemberek yay. Helezoni yay. Helisel yay. Sarmal yay. Helezon yay. Silindirsel yay. Spiral yay.

İngilizce Helicases Türkçe anlamı, Helicases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Helicases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Helicases synonyms : abiotic environment, abambulacral area, acacia, aardvarks, aardwolf, a protein.