Heliostat türkçesi Heliostat nedir

  • Güneşin günlük devimine uygun olarak dönen, bir düzlem ayna yardımıyla güneş resmini düşey duran bir ırakgörürün içine düşüren düzen (çok kullanılmaz).
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Helyostat.
  • Gündüşürücü.
  • Güngösterir.

Heliostat ingilizcede ne demek, Heliostat nerede nasıl kullanılır?

Helios : (yunan mitolojisi) altın savaş arabasını her gün güneş boyunca süren güneş tanrısı. Yunan güneş tanrısı.

Helioscope : Güneş'in parlak ışığını azaltmak ve böylece gözü korumak için kullanılan kara camlı mercek. Helyoskop. Güneşgözler. Güneş gözmerceği. Bakan kişinin gözlerini güneşin kör edici ışığından koruyan şekilde tasarlanmış güneş izleme teleskobu.

Heliosphere : Güneş'i ve solar sistemi de içine alan heliopoz sınırları içinde bulunan bölge. (astronomi) güneş etrafındaki bölge.

Avian reticuloendotheliosis : Kanatlılarda retrovirüslerin retiküloendotelyozis grubu tarafından oluşturulan özel hastalık grubu. Kanatlı retiküloendotelyozisi.

Helio : Helyo. Güneş.

Heliographic : Güneşsel. Helyografik.

Heliographs : Güneşin fotoğrafını çeken alet. Pırıldak ile işaret vermek. Helyograf. Ayna telgrafı. Ayna telgrafı çekmek. Pırıldak.

Heliogram : Ayna telgrafı. Işıl haber. Işıkla gönderilen haber.

 

Heliocentrically : Güneş merkezine bağlı bir şekilde. Güneş merkezli (güneşin evrenin merkezi olduğunu düşünen) bir şekilde.

Heliography : Güneş yüzeyinin incelenmesi. Güneş ışığıyla haberleşme. Işıkla oymacılık.

İngilizce Heliostat Türkçe anlamı, Heliostat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heliostat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute parallax : Salt ıraklık açısı. Başka yıldızlarla bağlantı kurmadan üçgenölçümsel olarak belirlenen ıraklık açısı.

Absorptive power : Emme veya soğurma eğilimi. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Boya alış gücü. Soğurma gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi. Emici güç.

Adhara : Adhara (cma). Büyükköpek'in e yıldızı.

Aerolite : Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Meteorit. Taşımsı göktaşı. Meteorit veya meteor taşı. Aerolit. Havataşı. Göktaşı.

Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.

Absolute value : Saltık değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Salt değer. Mutlak değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer.

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

Surgical instrument : Cerrahi enstrüman.

Accuracy : Sağıllık. Hassasiyet. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. İncelik. Dikkat. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Ayar. Titizlik.

 

Absorption line : Soğurma çizgileri. Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler.

Heliostat synonyms : absolute brightness, absolute orbit, accidental error, acceleration due to gravity, airglow, haemostat, heliometer, albedo, altair.

Heliostat ingilizce tanımı, definition of Heliostat

Heliostat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An instrument consisting of a mirror moved by clockwork, by which a sunbeam is made apparently stationary, by being steadily directed to one spot during the whole of its diurnal period. Also, a geodetic heliotrope.