Heritages türkçesi Heritages nedir

  • Miras.
  • Kalıtım yoluyla geçen herhangi bir özellik.
  • Kalıtım.
  • Vadedilmiş kutsal toprak hakkı (incil).
  • Kök.
  • Tereke.
  • Kalıt.
  • Bir neslin kendisinden sonra gelen nesle bıraktığı şey.
  • Birine ölen bir yakınından kalan servet.

Heritages ingilizcede ne demek, Heritages nerede nasıl kullanılır?

Common culturel heritage : Ortak kültür kalıtı. Belirli bir kültürden türemiş olan değişik halk kültürlerindeki ürünler.

Cultural heritage : Kültürel miras. Milli özellikler. Bir kültürden miras olarak alınmış özellikler ve gelenekler. Kültür mirası.

Golden heritage : Altın miras.

Jewish heritage : Yahudi mirası. Yahudi halkının mirası ve adetleri.

Social heritage : Bir toplumda ya da toplumsal kümede geçmiş kuşaklardan kalma ekin öğeleri. Toplumsal kalıt.

Heritability degree : Karakterlerin meydana gelmesinde genlerin etki payı, yani genotipin fenotipi belirleme derecesi, h2. Kalıtım derecesi.

Heritable : Kalıtım yoluyla kalabilen. Ana ve babadan oğul döle geçebilen karakter. verasetle geçen. Miras yoluyla geçebilen. Tevarüs olunabilen. Kalıtsal. Mirasla kalan.

Autosomal dominant inheritance : Bir otozomda taşınan homozigot baskın mutant bir genin belirlediği karakterin kalıtım şekli. otozomal dominant kalıtım. Otozomal baskın kalıtım.

Heritance : Miras.

 

Heritabilities : Miras bırakılabilirlik. İntikal edilebilme durumu. Miras bırakılabilir olma durumu. Kalıtsallık.

İngilizce Heritages Türkçe anlamı, Heritages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heritages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Genetics : İnsan, hayvan ve bitkilerde soya çekim, evrim ve değişim olaylarını inceleyen biyoloji dalı. Soyaçekim olaylarını inceleyen biyoloji dalı. Kalıtımbilim. Soyaçekim. Kalıtım kuralları ve kalıtsal özellikleri konu alan biyoloji dalı, soya çekim. Soyaçekim bilimi. Kalıtbilim. Genetik bilimi. Genetik bilim.

Heredity : Soydan geçen özellik. Veraset. İrsiyet. Kalıtımla geçen özellik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirli bir özellik veya niteliğin ebeveynden yavrulara aktarılması, ırsiyet. bir bireyin genetik yapılanması. Soyaçekim. Heredite. Biyolojik özelliklerin, genlerin, bir dölden diğerine aktarılması. genler hem birbirleriyle hem de bulundukları çevreyle etkileşerek, belirgin özellikleri yani fenotipleri oluştururlar. bu nedenle oğul döl ebeveynine veya akrabalarına, diğer bireylere oranla daha çok benzerlik gösterir.

Fang : Dış kökü. Uzun ve sivri diş. Azı dişi. Bir araçla yüksek süretli sürüş. Köpeğinkine benzer diş. Köpek dişi. Diş kökü. Zehirli bir yılanın dişi. Uzun sivri diş.

 

Patrimony : Kilise vakfı. Malvarlığı. Ana babadan kalan mal. Baba mirası. Babadan kalan miras. Babadan kalma miras.

Apo : Uzak. - den.

Inheritances : Veraset. Soyaçekim.

Origins : Başlangıç. Nereden. Asıl. Menşe. Başlangıç noktası. Kaynak. Köken. Doğuş.

Background : Ardyöre. Işınım, ses, toz vb. niceliklerini ölçerek yapılan deneylerde, yayıldığı kaynaklar kapalı olduğu ya da çalışmadığı durumlarda da bunların ortamda her zaman bulunan nicelikleri. Bir sayaç algıcına, incelenen bir ışımetkin kaynak dışından gelen asalak ışınların yol açtığı saymalar. Taban sayımı. Dip. Geçmiş. Geri plan. Geçmiş deneyimler. Özgeçmiş. Artalan.

Heirdom : Veraset. Mirasçılık. Varislik.

Legacy : Tutsu. Vasiyetname ile bırakılan mal veya varlık. Vasiyetle bırakılmış şey. Teberru. Kişinin ölümünden sonra yapılmasını istediği işlemler. Vasiyet. Bağış.

Heritages synonyms : gene, contribution, etymon, heritance, estate, origin, practice, heredities, legacies, geneses, radical, inheritance, bases, radicals, radical word, bequests, bequest, inherited, heirship, heirships, heritage, upbringing, grass roots, estates, patrimonies, heirdoms, attribute, offshoot, operon, inheriting, base, basis, birthright.