High hat türkçesi High hat nedir

  • Işığın dağılımını sınırlayan takı. ışıldağın öndeki tırnaklarına takılır. bunların çeşitli çapta olanları vardır.
  • Tepeden bakan.
  • Işıldak şapkası.
  • Züppe.
  • Kendini beğenmiş.
  • Altlık.
  • Alıcının, üzerine yerleştirilerek çalıştırıldığı, yüksekliği az ve değişmez, silindir biçiminde dayanak.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Burnu büyük.

High hat ingilizcede ne demek, High hat nerede nasıl kullanılır?

High : Öfkelenmek. Necip. Kabarmak. Zirve. Direnmek. Yüksek basınçlı bölge. Yüksek. Lise. Uçma. Yüksek yer.

Hat : Başlık. Şapka.

High alloy steel : Yüksek alaşım çeliği.

High altitude : Yüksek rakım. Yüksek irtifa. 10 bin metrenin üzeri.

High altitude airplane : Yüksek irtifa uçağı.

High altitude disease : Yüksek rakım hastalığı. Yüksek irtifa hastalığı.

İngilizce High hat Türkçe anlamı, High hat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak High hat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sniffish : Küçümseyen. Aşağılayan. Kibirli.

Dandy : Mükemmel. Yole. Şık. Telli bebek. Çıtkırıldım tip. Çıtkırıldım. Düzgün. En iyi nitelikte. Gösteriş düşkünü.

Chestier : Küstah. Büyük göğüslü. Göğüsten gelen.

Bumptious : Kasıntı. Ukala. Kibirli. Mağrur.

 

Book rack : Kitap rafı. Kitapların sergilenmesinde kullanılan tek raflı ya da birkaç raflı dolap. Sergen.

Conceited pup : Delikanlı.

Big headed : Kendini bir şey sanan.

Buckish : Havalı. Sabırsız. Şık. Hoppa. Düşüncesiz.

Patronising : Küstah. Patronluk taslayan. Dayatmacı. Himaye eden. Küçümseyen. Kibirli.

High hat synonyms : fops, beaus, bases, sneerful, bedplate, dandies, bedplates, dandified, adonis, chestiest, fop, dude, coasters, self righteous, bigheads, base plate, arrogant, snootier, sanctimonious, bighead, supercilious, haughtier, base, cavaliers, bigheaded, conceited, snubbiest, boastful, blotting pad, base fitting, beaux, funnel, big head.