Hikers türkçesi Hikers nedir

  • Serseri.
  • Uzun yürüyüş yapan.
  • Uzun yürüyüş yapan kimse.
  • Uzun yürüyüşe çıkan kimse.

Hikers ile ilgili cümleler

English: I met some hikers on the mountain.
Turkish: Dağda bazı yürüyüşçülerle karşılaştım.

English: The rough terrain checked the progress of the hikers.
Turkish: Engebeli arazi yürüyüşçülerin ilerlemesini frenledi.

Hikers ingilizcede ne demek, Hikers nerede nasıl kullanılır?

Hitchhikers : Otostopçu.

Hiker : Uzun yürüyüş yapan kimse. Uzun yürüyüş yapan. Uzun yürüyüşe çıkan kimse. Serseri.

Hitchhiker : Otostopçu.

Take a hike : Çık git. Defol git. Yürüyüşe veya gezintiye çıkmak. Hadi yoluna. Cehenneme veya cehennemin dibine kadar yolun var!.

Tax hike : Vergi artırımı. Vergi artışı.

Hike : Yürüyüş. Yukarıya çıkma. Yükseltmek (fiyatı). Gezinti yapmak. Kaldırmak. Gezinti. Kırlarda yürüyüşe çıkmak. Artırmak. Yükselme. Uzun yürüyüşe çıkmak.

Ahikam : Bir erkek adı.

Hitchhike : Otostop çekmek. Otostop yapmak. Otostop.

Hikes : Gezinti. Yürüyüş. Uzun yürüyüş. Yukarıya çıkma. Yükselme.

Hitchhiked : Otostop. Otostop çekmek. Otostop yapmak.

İngilizce Hikers Türkçe anlamı, Hikers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hikers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dawdlers : Aylak. Boş gezenin boş kalfası. Avare.

Boost : Voltajını yükseltmek. Yukarıya itmek. Artış. Reklamını yapmak. Alttan yukarıya ittirmek. Cesaretlendirme. Artırmak (fiyat). Kaldırmak. Yardım. Destek.

Elevate : Kaldırmak. Terfi ettirmek. Cesaretlendirmek. Namluya yükseliş vermek. Aklı veya ruhu geliştirmek. Yüceltmek. Yükseltmek.

Dossers : Ucuz pansiyonda kalan kimse. Evsiz. Avare. Küfe. Nerede olsa yatan kimse. Beleşçi tip.

Dawdler : Boş gezenin boş kalfası. Aylak. Avare.

Adrift : Başıboş. Kendi haline bırakılmış. Rüzgara kapılmış. Akıntı etkisiyle sürüklenen. Akıntı ve rüzgarla sürüklenmiş. Akıntıya kapılmış. Geminin sürüklenmesi. Sürüklenmiş.

Bring up : Çocuk yetiştirmek. Kusmak. Paylamak. Durduruvermek. Bahsetmek. Azarlamak. Terbiye etmek. Bahis açmak. Yetiştirmek. Beslemek.

Dalliers : Flört eden kimse. Zaman öldüren kimse. Okşayan kişi. Kur yapan kimse. Oyalanan kimse. Aylak.

Raise : Yukarı kaldırmak. Rampa. Öndürmek. İnşa etmek. Artış. Yükselme. Yükseltmek. Zam. Bir araya getirmek.

Trudge : Yorularak yürümek. Zorla yürümek. Ağır adımlarla yürümek. Güçlükle yürümek. Yorgun argın yürümek. Güçlükle yürüme. Uzun yorucu yürüyüş. Yorgun argın yürüme. Yorucu yürüyüş.

Hikers synonyms : hike up, errant, dosser, drifter, a bad lot, hiking, drifters, castaway, drifting, get up, walk, dallier, bummer, lift, tramp, hiker, down and out, bummers.

Hikers zıt anlamlı kelimeler, Hikers kelime anlamı

Lower : Kırmak (gurur). Alçaltmak. Küçük düşürmek. Somurtmak. Surat asmak. İndirmek. Alt. Küçültmek. Eksilmek. Eder indirimi.

Same : Aynı şey. Farksız. Sürüm. Tıpkısı. Benzer. Özdeş. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Aynı şekilde. Tıpkı. Eşit.