Hikes türkçesi Hikes nedir

Hikes ile ilgili cümleler

English: Autumn is the best season for going on hikes.
Turkish: Yürüyüşe çıkmak için en iyi mevsim sonbahardır.

Hikes ingilizcede ne demek, Hikes nerede nasıl kullanılır?

Hitchhikes : Otostop. Otostop çekmek. Otostop yapmak.

Take a hike : Çık git. Cehenneme veya cehennemin dibine kadar yolun var!. Defol git. Hadi yoluna. Yürüyüşe veya gezintiye çıkmak.

Tax hike : Vergi artışı. Vergi artırımı.

Hike : Gezinti. Kaldırmak. Yükseltmek (fiyatı). Uzun yürüyüş. Dolaşmak. Gezinti yapmak. Yürüyüşe çıkmak. Yukarıya çıkma. Uzun yürüyüş yapmak. Uzun yürüyüşe çıkmak.

Hiked : Dolaşmak. Artırmak. Yürüyüşe çıkmak. Gezmek. Uzun yürüyüşe çıkmak. Kırlarda yürüyüşe çıkmak. Kaldırmak. Yükseltmek (fiyatı). Gezinti yapmak. Yürümek.

Hitchhike : Otostop. Otostop çekmek. Otostop yapmak.

Hitchhikers : Otostopçu.

Hiking : Yürüyüş yapma. Yükseltme. Fiyatları yükseltme. Yürüyüşe çıkma. Yürüme. Trekking. Daha yüksek yapma (fiyat vs).

Amphikaryon : Amfikaryon.

Nazim hikmet : Marksizm'in savunucusu ve türkiye komünist partisi üyesi. Nazım hikmet ran. (1902-63) modern türk şair.

İngilizce Hikes Türkçe anlamı, Hikes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hikes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ascensions : Ağış. Göğe yükselme. Gökcisminin yükselişi. Uruç. Hz.isa'nin göğe yukselişinin 40. günü. Miraç. Ufuktan yükseklik derecesi (astronomi terimi).

Outings : Evden dışarı yapılan küçük gezi veya seyahat. Gezi. Gezme. Çıkma. Tur. Tozma.

Walk : Yürütmek. Dolaştırmak. Gezinmek. Yürüyüş biçimi. Yürüyüş yeri. Taşımak (iterek). Yürüme. Eşlik etmek. Üzerinde yürümek. Yürüyüşe çıkarmak.

Excursion : Gezi. Tur. Çelişki. Sapma. Farklılık. Yöre gezisi. Yolculuk. İşlenmekte olan belli bir ünite ya da konu ile ilgili olarak, öğrencilere ilk elden halkı kimi canlı yaşantılar kazandırmak amacıyla okul yöresinde düzenlenen gezi. Kısa gezinti.

Gaits : Koşma tarzı. Yürüyüş şekli. Demarş. Yürüme biçimi. Gidiş. Yürüme eylemi.

Walking : Yürüyüş (tarzı). Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Yürüme (yürüyüş). Gezme. Birbiri ardınca, biri yerden kalkarken öteki öne basan ayakla sürekli yer değiştirme; adım atarak istenilen bir yönde yer değiştirme. Asa. Dansçının dans adımlarıyla yürümesi. Ayaklı. Canlı.

Pace : Volta atmak. İlerleme hızı. Gezinmek. Düzene sokmak. Adımlamak. Adım. Uygun adım yürüyüş. Adımla ölçmek. Hız.

Boost : Yükseltmek. Alttan yukarıya ittirmek. Kaldırmak. İtmek. Kuvvetini artırmak. Yukarıya itmek. Voltajını yükseltmek. Teşvik. Artırmak (fiyat). Yardım için itmek.

March : Yürüyüş yapmak (topluca). Önüne katmak. Sınır. Mart. Uç. İlerlemek. İlerleme. Gösteri yürüyüşü.

Outing : Gezi. Gezme. Çıkma. Evden dışarı yapılan küçük gezi veya seyahat. Tur. Tozma.

 

Hikes synonyms : hike up, ascent, walkings, distinctions, raise, coming up, elevate, treads, promenades, paces, airing, advancements, escalations, promenade, flux, gaiting, came up, navigation, bring up, ascents, ascension, gressorial, get up, jaunts, distinction, hike, lift, corridor, airings, hiking, escalation, advancement, trudge.

Hikes zıt anlamlı kelimeler, Hikes kelime anlamı

Lower : Alt. Kırmak (gurur). Düşürmek. Somurtmak. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. Surat asmak. Küçük düşürmek. Eder indirimi. Küçültmek. Karartmak.

Ride : Arabaya binmek (sürmeden). Binmek. Bindirmek. Yüzmek. Havada kalmak. Gezinti. Sürüklenmek. Karara bağlanmamış olmak. Üst üste binmek. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb).