Hipobranşiyal nedir, Hipobranşiyal ne demek
Hipobranşiyal; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Balıklarda solungaç yayının alt ya da dördüncü segmenti.
Teknik terim anlamı:
Balıklarda solungaç yayının alt veya dördüncü segmenti, hipobrankiyal.
Hipobranşiyal anlamı, tanımı
Hipo : ClO- içeren bileşik. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler. İşlemede saptama aşamasında en çok kullanılan kimyasal özdek (sodyum hiposülfit, tiyosülfit, Na2 S2 O3 . 5H2 O) ya da eriyiği. Alt, altında. Az, noksan
Hipobranşiyal arter : Baş bölgesinin lateral ve medyan ventra-lindeki başlıca götürücü arter. Baş bölgesinin lateral ve medyan ventralindeki başlıca götürücü arter, hipobrankiyal arter.
Hipobrankiyal : Hipobranşiyal.
Solungaç yayı : Balıklarda yutağın yanlarında bulunan ve solungaç ipliklerini kapsayan yay biçimindeki yapılar. Balıklarda, yutağın yanlarında bulunan ve solungaç ipliklerini taşıyan yay biçiminde yapılar.
Solungaç : Suda yaşayan hayvanların solunum organı, galsame.
Dördüncü : Dört sayısının sıra sıfatı, sırada üçüncüden sonra gelen.
Balıklar : Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.
Segment : Bir organ, yapı veya bütünün doğal veya yapay olarak sınırlanmış her bir bölümü. [Bakınız: bölüt]. Bölüt.
Dördün : Ay vb. gök cisimlerine ait daire biçimindeki görünümlerinin yarısının aydınlık olduğu evre, yarım ay, terbi.
Segmen : Köyden köye gelin almaya giden güvey yanlısı, atlı, davullu, zurnalı, silahlı ve cepken giyinmiş delikanlı alayı.
Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.
Balı : Büyük kardeş: Balı beni size götür. Sevgi gösterilen kimselere denir: Nerden gelin balı ?. Veli, ermiş. Bağlı. Aşık kemiği. Aşık kemiğinin düz tarafı: Herifin aşığı yine bâlı geldi. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Büyük kardeş. Sevgi gösterilen kimse. Bolu kenti, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.
Dörd : Dört (bk. dört).
Alt : Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.
Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.
Diğer dillerde Hipobranşiyal anlamı nedir?
İngilizce'de Hipobranşiyal ne demek ? : hypobranchial

Bu kısımda Hipobranşiyal nedir? Hipobranşiyal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hipobranşiyal tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hipobranşiyal hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.