Hollowware türkçesi Hollowware nedir

  • Gümüş kase.
  • Gümüş sofra malzemeleri.
  • Mutfak takımı.
  • Kap.
  • Kase.

Hollowware ingilizcede ne demek, Hollowware nerede nasıl kullanılır?

Hollow body electric guitar : Öz yankıyabilmesi için gövdesinin içi boş ve genellikle üzerinde iki f deliği ile üretilen, yüksek kazanç seviyelerinde kolaylıkla dönüte neden olması sebebiyle genellikle düşük kazançla kullanılabilen, caz ve bluz müzisyenlerinin tercih ettiği elektro gitar türü. Boş gövdeli elektro gitar.

Hollow cathode lamp : Oyuk katot lambası.

Hollow conductor : Ortası boş iletken.

Hollow ellipse : İçi boş oval. İçi boş elips. Boş elips.

Hollow eyed : Çukur gözleri olan. Gözleri çukura kaçmış. Çukur gözlü.

Have hollow legs : Boğazına düşkün olmak.

Hollow hearted : Yürekten olmayan. İçten olmayan. Vefasız. Samimiyetsiz.

Hollow tile : Oluklu tuğla. Delikli tuğla. Boşluklu tuğla.

Beat hollow : Tamamen yenmek. Tamamen mağlup etmek. Birini kolayca ve açık ara yenmek. Hezimete uğratmak.

Hollow wall : İçi boş duvar.

İngilizce Hollowware Türkçe anlamı, Hollowware eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hollowware ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cases : Mahfaza. Durum. Hasta. Sorun. Tuhaf tip. Husus. Kovan. Kasa. Neden.

 

Basins : Koy. Havza. Havuz. Yalak. Kara ile çevrili liman. Leğen.

Utensil : Takım (alet). Alet. Aygıt. Malzeme.

Basin : Geniş kase. Yalak. Havza. Koy. Tas. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Küvet. Havuz. Funda.

Binders : Ciltler. Bağlayıcı madde. Kuşak. Geçici anlaşma. Ciltçi. Bağ. Bağlayıcılar. Biçerbağlar. Cilt.

Binder : Ciltçi. Kuşak. Bağlayıcı. Biçerbağlar. Bağ. Klasör. Lastik bant. Geçici güvence belgesi. Sicim. Bağlayıcı madde.

Holder : Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi. Duy. Taşıyıcı. Eldeci. İçine bir şey konulan nesne. Tutucu. İçinde bir şey saklanabilen kap.

Container : Yük sandığı. Tağar. Bilgisayar, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Muhafaza. Muhafaza kutusu. Kutu. Kap (kutu veya şişe vb). Birikimlik. İçerisine sıvı azot konan ve taşınan, çift duvarlı, dar ağızlı, spermatozoon, ovum, canlı hücre ve dokuları saklamaya yarayan çelik kap.

Catchalls : Geniş kapsamlı şey. Yer. Öteberi çantası. Sepet. Hurç. Öteberi torbası. Çanta.

Bason : Tas. Leğen.

Hollowware synonyms : case, laver, cups, catchall, bowl, lavers, crucible, holders, cup, bowled, kitchenware, silverware, holloware, cooking utensil, capes, cape, containers.