Hont nedir, Hont ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Geniş, bol.

Sözü anlaşılmayan, tutuk kişi.

Asık yüzlü kişi.

Bezden yapılmış top.

Uyluk kemiği.

Alçalma, tenezzül.

Hont kısaca anlamı, tanımı

Hont etmek : Bayağı bir şeye tenezzül etmek: Bu mert adam yalan söyleyip iki lira fazla almaya hont eder mi ?

Honta : Şalvar.

Hontabla : Üst üste, kat kat giyinen kişi.

Hontik : Küçük çukur.

Hontol : Kaba.

Hontul : Kaba: Hontul adamın lafına ne bakarsın.

Hontumak : Kocamak, ihtiyarlamak.

Hontuş : Kaba. [Bakınız: hontul]. Üst üste, kat kat giyinen kişi. Obur çocuk.

Uyluk kemiği : Uyluğun iskeletini oluşturan kemik.

Anlaşılma : Anlaşılmak işi.

Tenezzül : Kendi durumundan daha aşağıdaki bir işi, bir durumu kabul etme. Alçak gönüllü gösterme.

Alçalma : Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.

Yüzlü : Yüzü herhangi bir nitelikte olan. Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).

Anlaş : Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.

Uyluk : Kalçadan dize kadar olan bacak bölümü.

Tutuk : Akıcı, rahat konuşamayan. Durgun, çekingen, sıkılgan. Kapalı, tıkalı. Kısılmış, kesik. Tutuklu. Sıkıntılı. Bir organ hareket edemez olmuş. Olması gereken gibi olmayan. Eski işlevini göremez duruma gelmiş.

 

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Alça : Alın. Ayakkabı kalıplarının ön tarafına konulan üç köşeli mukavva, vaketa veya meşin parça. Erkeğin nişanlısına verdiği hediye. Erik. Kalıpları ayakkabıya uydurmak amacıyla kalıpların üzerine konulan meşin parçalar. (Aksaray Niğde) (alçı) : (Ankara).

Asık : Somurtkan. Asılı.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Diğer dillerde Honduras rosewood anlamı nedir?

Osmanlıca Honduras rosewood : honduras gül ağacı