Horata etmek nedir, Horata etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Konuşmak.

Alay etmek.

Şaka etmek.

Teknik terim anlamı:

Şaka, latife yapmak.

Horata etmek anlamı, tanımı

Etme : Etmek işi

Horata : Şaka: Arkadaşlar horatadan doğuştu. Güldürücü oyunlar. Eğlendirici, maskara. Eğlence. Dedikodu. Sohbet toplantısı. Laf, söz, sohbet. Gülüşme. Şaka. Söz, konuşma. Karşılıklı görüşme. Söz; lâf; dedikodu. Laf, söz. Şakacıktan. Alay, şaka, latife, eğlence.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Hora : Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu.

Konuşmak : Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

 

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Latife : Şaka.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Latif : Yumuşak, hoş, ince bir güzelliği olan.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Şaka : Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, latife. İri ve güzel aşık. İri bulgur. Dörtte bir. Şaka, bk. şakka// şaka şenlik: bk. yanğur yunğur. Güldürmek amacıyla, birilerini kırmaksızın şaşırtmak ya da aldatmak için söylenen söz, koşuk. bk. takılma.

 

Alay : Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

Diğer dillerde Horanta zinası anlamı nedir?

İngilizce'de Horanta zinası ne demek ? : incest