Hot seat türkçesi Hot seat nedir

Hot seat ile ilgili cümleler

English: He was in the hot seat.
Turkish: O çok sorumlulukları olan önemli bir mevkideydi.

Hot seat ingilizcede ne demek, Hot seat nerede nasıl kullanılır?

Hot : Isıtmak. Rahatsız edici. Yeni. Biberli. Sert. Acılı. Sıcak. Ateşli. Isınmak. Şiddetli.

Seat : Yer. Yerleştirmek. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. İskemle. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Oturacak yer. Oturma yerini onarmak. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. Ata oturuş biçimi. Koltuk.

The hot seat : Zor durum. Pilot fırlatma iskemlesi. Çıngılı sandalye.

Hot air : Havagazı. Sıcak hava. Anlamsız konuşma. Boş sözler. Boş laf. Hava gazı. Atmasyon. Havacıva. Boş laflar. Palavra.

Hot atom chemistry : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kalımlı öğeciklerin yerine ışınetkin yerdeşleri konulduğunda, bu yerdeşler bozunurken yol açtıkları kimyasal değişiklikleri inceleyen kimyasal fizik dalı. Kızgın öğecik kimyası.

Hot blooded : Asabi. Tutkulu. Sıcak kanlı at ırkları. Kızgın. Ateşli (cinsel açıdan). Çabuk heyecanlanan. İhtiraslı. Sinirli. Cinsel olarak ateşli.

Hot blast stove : Sıcak hava fırını.

İngilizce Hot seat Türkçe anlamı, Hot seat eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Hot seat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The hot seat : Zor durum.

The chair : Sandalyeye oturtmak. Tahtırevan. Koltuk. Başkanlık etmek. Bir yasama komisyonu veya komitesinin başkanı. Elektrikli sandalye (amerikan argosu). Makama geçirmek. Yönetmek. Yetki vermek.

Chair : Tahtırevan. Makama geçirmek. Omuzlarda taşımak. Yönetmek. Koltuk. Başkanlık etmek. Yetki vermek. Sandalyeye oturtmak. Sandalye.

Hot seat synonyms : electric chair, old smoky.