Hoturdamak nedir, Hoturdamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çekememek, kötü davranışlarda bulunmak, geçimsizlik etmek.

[Bakınız: hotulamak].

Homurdanmak.

Hoturdamak anlamı, kısaca tanımı

Hotu : Tahıl konulan ambar. Çocukların kaydırak oyunlarında, çengelli sopalarla oynadıkları oyunlarda ortaya koydukları yuvarlak ağaç, taş ya da kemik. Kalça

Hotur : Yaşlı, ihtiyar.

Homurdanmak : Öfke, kızgınlık, can sıkıntısıyla anlaşılmaz sesler çıkarmak. Taşıt, alet vb. alışılmışın dışında bozuk ses çıkarmak.

Geçimsizlik : Geçimsiz olma durumu.

Homurdanma : Homurdanmak işi.

Hotulamak : Çekememek, kötü davranışlarda bulunmak, geçimsizlik etmek. Çekiştirmek; çekemediğini açığa vurmak.

Çekememek : Çekme işini yapamamak. Kıskanmak. Katlanamamak.

Homurdan : Çok konuşan, geveze.

Geçimsiz : Çevresindekilerle iyi geçinemeyen, kavga çıkaran, dirliksiz.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Çekememe : Çekememek işi veya durumu.

Bulunma : Bulunmak işi.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

 

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Hotul : Bataklık yerlerden çıkan iyi içme sularının kaybolmaması ya da kötü suların karışmaması için kaynağın üzerine konulan ağaç kovan. Meşe kökü oyularak yapılan ambar. Ağaç havan. Sansar kapanı.

Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Çekem : Yeşil yapraklı, dikensi, ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki.

Geçim : Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.

Diğer dillerde Hotanto önlüğü anlamı nedir?

İngilizce'de Hotanto önlüğü ne demek ? : hottentot apron